<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Oyun Demoları &#187; Oyun Demoları</title>
	<atom:link href="http://www.demooyun.net/category/oyun-demolari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.demooyun.net</link>
	<description>Oyun demoları. Tanıtımları, hileleri</description>
	<lastBuildDate>Fri, 02 Jul 2010 11:05:48 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Driving Speed Pro Demo</title>
		<link>http://www.demooyun.net/driving-speed-pro-demo/</link>
		<comments>http://www.demooyun.net/driving-speed-pro-demo/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jul 2010 11:04:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yarış]]></category>
		<category><![CDATA[Driving Speed]]></category>
		<category><![CDATA[Driving Speed download]]></category>
		<category><![CDATA[Driving Speed indir]]></category>
		<category><![CDATA[Driving Speed oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[Driving Speed pro]]></category>
		<category><![CDATA[Driving Speed tanıtım]]></category>
		<category><![CDATA[Driving Speed test]]></category>
		<category><![CDATA[Driving Speed ücretsiz indir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.demooyun.net/?p=603</guid>
		<description><![CDATA[
Driving Speed Pro Demo
Driving Speed Pro, ücretsiz ve kaliteli grafiklere sahip bir yarış oyunudur. 4  güçlü V8 yarış arabasından birini seçerek, 11 rakiple iki turlu pistte  yarışabiliyorsunuz. Driving Speed 8 oyuncu ile de Multiplayer  oynanabiliyor.



Oyun  Adı :
Driving Speed Pro


Oyunun  Sürüm Adı :
Driving Speed Pro-OUTLAWS


Oyunun  Çıkış Tarihi :
25 Ocak 2010


Oyun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>
<div id="attachment_605" class="wp-caption alignleft" style="width: 160px"><a href="http://www.demooyun.net/wp-content/uploads/925.jpg"><img class="size-thumbnail wp-image-605" title="925" src="http://www.demooyun.net/wp-content/uploads/925-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a><p class="wp-caption-text">Driving Speed Pro</p></div>
<p>Driving Speed Pro Demo</h1>
<p>Driving Speed Pro, ücretsiz ve kaliteli grafiklere sahip bir yarış oyunudur. 4  güçlü V8 yarış arabasından birini seçerek, 11 rakiple iki turlu pistte  yarışabiliyorsunuz. Driving Speed 8 oyuncu ile de Multiplayer  oynanabiliyor.</p>
<table border="0" width="97%">
<tbody>
<tr>
<td width="157"><strong>Oyun  Adı :</strong></td>
<td>Driving Speed Pro</td>
</tr>
<tr>
<td width="157"><strong>Oyunun  Sürüm Adı :</strong></td>
<td>Driving Speed Pro-OUTLAWS</td>
</tr>
<tr>
<td width="157"><strong>Oyunun  Çıkış Tarihi :</strong></td>
<td>25 Ocak 2010</td>
</tr>
<tr>
<td width="157"><strong>Oyun Türü :</strong></td>
<td>Yarış</td>
</tr>
<tr>
<td width="157"><strong>Dosya Türü :</strong></td>
<td>Ripped</td>
</tr>
<tr>
<td width="157"><strong>Dosya  Boyutu :</strong></td>
<td>80.4 MB</td>
</tr>
<tr>
<td width="157"><strong>Oyun Dili :</strong></td>
<td>İngilizce</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tanıtım videosu:</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="385" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/sD8uke_g7UE&amp;hl=en_US&amp;fs=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="385" src="http://www.youtube.com/v/sD8uke_g7UE&amp;hl=en_US&amp;fs=1" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<h1><strong><a href="http://www.drivingspeedpro.com/SetupDrivingSpeedPro.exe" onclick="urchinTracker('/outgoing/www.drivingspeedpro.com/SetupDrivingSpeedPro.exe?referer=');">Driving Speed Pro Demo İNDİR</a></strong></h1>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.demooyun.net/driving-speed-pro-demo/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Silent Storm Sentinels Demo</title>
		<link>http://www.demooyun.net/silent-storm-sentinels-demo/</link>
		<comments>http://www.demooyun.net/silent-storm-sentinels-demo/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jul 2010 11:06:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Rpg]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.demooyun.net/?p=596</guid>
		<description><![CDATA[Silent Storm Sentinels

Son dönemde 2. Dünya Savaşı ile ilgili epey oyun yapıldı. Bazıları  dönemin  atmosferini çok iyi yansıttığı için efsane oldu, bazıları ise vasatın  ötesine  bir türlü geçemedi. Çok büyük bir kısmını First Person Shooter tarzı  oyunlarının  oluşturduğu bu furyanın başarılı olan nadir örneklerinden biri de Rus  yapımcı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="color: #0000ff;"><strong>Silent Storm Sentinels</strong></span></h1>
<p><a href="http://www.demooyun.net/wp-content/uploads/Silent-Storm-Sentinels.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail  wp-image-597" title="Silent-Storm-Sentinels" src="http://www.demooyun.net/wp-content/uploads/Silent-Storm-Sentinels-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Son dönemde 2. Dünya Savaşı ile ilgili epey oyun yapıldı. Bazıları  dönemin  atmosferini çok iyi yansıttığı için efsane oldu, bazıları ise vasatın  ötesine  bir türlü geçemedi. Çok büyük bir kısmını First Person Shooter tarzı  oyunlarının  oluşturduğu bu furyanın başarılı olan nadir örneklerinden biri de Rus  yapımcı  Nival Interactive’in sıra tabanlı taktik strateji oyunu Silent Storm  idi.  Eskilerin ünlü oyunu Jagged Alliance’ı andıran oyun yapısı, 3 boyutlu  kamera  sistemini benimsemesi ile büyük beğeni toplayan orijinal oyun  kendisinden kısa  bir süre sonra ek paketinin çıkarılması için iyi bir sebepti.</p>
<p>İlk olarak karakter yaratma ekranı ile başladığımız oyun, birinci  darbesini  burada vuruyor. Çünkü karakter yaratma ekranı; sanki &#8220;The Sims&#8221;  oynayacakmışız  gibi ayrıntılı. Karakterimizin yüzünü en ince ayrıntısına kadar  seçebileceğimiz  oyunda neden bu kadar ayrıntı gösterildi bilemiyorum ama sesini dahi  ayarlayabiliyoruz. Asıl hayati önem taşıyan askerin mesleği bölümünü es  geçmemek  gerek. Zira hangi sınıf askeri seçtiğiniz çatışmalar sırasında büyük  önem  kazanıyor. 4 asker seçeneği içerisinde; Soldier (normal asker), Scout  (izci),  Sniper (keskin nişancı), ve Grenadier (bombacı) bulunuyor. Asker normal  ateşli  silahlarda başarılı olurken, izci yakın dövüşte üstün. Sniper uzun  mesafeli  tüfeği tabir-i caizse “konuştururken”, bombacı ise el bombasını nokta  atış  yapabiliyor. Her askerin kendi silahını çok iyi kullanmasına rağmen  diğer  silahları oldukça kötü kullanmasına pek anlam verebilmiş değilim. Allah  rızası  için, kimin eline silah verseniz 30cm önündeki hedefi %95 isabetle  vurur. Gelin  görün ki Sentinel de eğer askerin uzmanlık alanı değilse tabancayı 10 cm   önündeki düşmanına bile tam isabetle vuramadığı oluyor. Sonuç itibariyle  oyun  içerisinde nasıl bir taktikle oynamak istiyorsanız karakterinizi  yaratırken  karar vermeniz gerek.</p>
<h1><span style="color: #ff0000;">VİDEO</span></h1>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="475" height="267" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="flashvars" value="flvInfo=http://www.gaminator.pl/external/video/280.xml?autostart=0" /><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="src" value="http://www.gaminator.pl/swf/player.swf" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="475" height="267" src="http://www.gaminator.pl/swf/player.swf" allowfullscreen="true" bgcolor="#000000" flashvars="flvInfo=http://www.gaminator.pl/external/video/280.xml?autostart=0" allowscriptaccess="always"></embed></object></p>
<h1><a href="ftp://ftp.4players.de/pub/pc/silentstorm/SilentStormSentinelsDemo_Eng.exe">Demo İNDİR</a></h1>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.demooyun.net/silent-storm-sentinels-demo/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Iron Grip: Warlord Demo indir</title>
		<link>http://www.demooyun.net/iron-grip-warlord-demo-indir/</link>
		<comments>http://www.demooyun.net/iron-grip-warlord-demo-indir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 08:20:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Rpg]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.demooyun.net/?p=585</guid>
		<description><![CDATA[Iron Grip: Warlord Demo
Bu oyun incelemesinde sizlerle Isotx ve Inc firmalarının geliştirdiği bir oyun olan “Iron Grip Warlord”  adlı oyunun incelemesini yapacağız. Iron  Grip Warlord oyununda multiplayer desteği  bulunmaktadır. Oyunda id Tech 3 motoru kullanılmıştır.  Daha fazla uzatmadan Iron Grip Warlord oyununun  içeriğine geçelim.
Iron Grip Warlord oyununun demo sürümünü incelememizin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Iron Grip: Warlord Demo</h1>
<p>Bu oyun incelemesinde sizlerle <strong><em>Isotx </em></strong>ve <strong><em>Inc</em></strong> firmalarının geliştirdiği bir oyun olan “<strong><em>Iron Grip Warlord</em></strong>”  adlı <strong><em>oyun</em></strong>un incelemesini yapacağız. <strong><em>Iron  Grip Warlord </em></strong>oyununda <em>multiplayer</em> desteği  bulunmaktadır. Oyunda<strong> id Tech 3</strong> motoru kullanılmıştır.  Daha fazla uzatmadan <strong><em>Iron Grip Warlord oyun</em></strong>unun  içeriğine geçelim.</p>
<p><strong><em>Iron Grip Warlord</em></strong> oyununun demo sürümünü incelememizin sonunda bulunan download linkinden  <strong><em>indir</em></strong>ebilirsiniz. Yukarıda da dediğimiz gibi <strong><em>oyun</em></strong>da<em> id Tech 3</em> motoru kullanılmıştır. <strong><em>Iron Grip Warlord  oyun</em></strong>undaki amacımız insanlığı teklikeye sokan yaratıkları  ve insanları sonsuzlağa göndermektedir.</p>
<p><img title="Iron Grip Warlord" src="http://www.oyunadres.com/wp-content/uploads/2009/08/iron_grip_warlord-1-300x225.jpg" alt="Iron Grip Warlord" width="300" height="225" /></p>
<p><strong><em>Iron Grip Warlord</em></strong> oyununun görsel ve ses  efektleri gayet başarılı bir şekilde tasarlanmıştır. Oyun  tasarımcılarını, mekan ve karakter tasarımlarından dolayı tebrik etmek  gerekir. <strong><em>Oyun</em></strong>da kullanılan ses efektleri ise<strong><em> Iron Grip Warlord </em></strong>oyununa değişik bir hava katmış.</p>
<p><img title="Iron Grip Warlord" src="http://www.oyunadres.com/wp-content/uploads/2009/08/iron_grip_warlord-2-300x255.jpg" alt="Iron Grip Warlord" width="300" height="255" /></p>
<p><strong><em>Iron Grip Warlord</em></strong> oyununda yukarıda da  belirtiğimiz gibi multiplayer desteği mevcuttur. Böylece  arkadaşlarınızla <strong><em>Iron Grip Warlord</em></strong> oyununda  zevki anlar geçirebilirsiniz. Oyunu oynayabilmeniz için <em>P4 2.0 GHz  işlemci, 512 Mb Ram ve 2.5 Gb boş alan</em> gibi sistem gereksinimlerine  sahip olmanız gerekmektedir.</p>
<p>Sonuç olarak online oynanabilen oyunları seven ziyaretçilerimize <strong>Iron  Grip Warlord oyun</strong>unu önerebilirim. Oyunun görsel ve ses  efektleri gayet başarılı bir şekilde düzenlenmiştir. <strong>Oyun</strong>un  demo sürümünü aşağıda bulunan download linkinden <strong><em>indir</em></strong>ebilirsiniz.</p>
<h1>Video :</h1>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="385" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/a_G8eSdCxCA&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="385" src="http://www.youtube.com/v/a_G8eSdCxCA&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<h1><strong><a href="http://igwarlord.s3.amazonaws.com/igwarlord112fullNC.exe" onclick="urchinTracker('/outgoing/igwarlord.s3.amazonaws.com/igwarlord112fullNC.exe?referer=');">Demo İNDİR</a></strong></h1>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.demooyun.net/iron-grip-warlord-demo-indir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Crash Time Demo indir</title>
		<link>http://www.demooyun.net/crash-time-demo/</link>
		<comments>http://www.demooyun.net/crash-time-demo/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 08:07:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yarış]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.demooyun.net/?p=581</guid>
		<description><![CDATA[Crash  Time Demo




Azılı suçluların  peşinde son sürat!






















 

 Alarm für Cobra 11 – Die Autobahnpolizei (Alarm  for Cobra 11 &#8211; The Motorway  Police), Almanların uzun soluklu dizilerinden biri. Ülkemizde de Kobra  Takibi  adıyla yayınlanan dizi, 1996’da başladı ve 15. sezona kadar geldi.  Dizinin  başından beri başrolde de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Crash  Time Demo</strong></h2>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" valign="top">
<h1><span style="color: #0000ff;"><strong>Azılı suçluların  peşinde son sürat!</strong></span></h1>
</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" valign="top"></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" valign="top"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td>
<table border="0" cellspacing="4" cellpadding="0" width="100" align="right">
<tbody>
<tr>
<td><strong><br />
</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong> </strong></p>
<div id="linkz-content">
<p><strong> Alarm für Cobra 11 – Die Autobahnpolizei (Alarm  for Cobra 11 &#8211; The Motorway  Police), Almanların uzun soluklu dizilerinden biri. Ülkemizde de Kobra  Takibi  adıyla yayınlanan dizi, 1996’da başladı ve 15. sezona kadar geldi.  Dizinin  başından beri başrolde de Erdoğan Atalay oynuyor. Yanındaki partneri  birçok kere  değişti, ben bile hatırlamıyorum kaç kere değiştiğini. Böylesi adrenalin  ve hız  dolu olan, uzun süredir de devam eden bir dizinin oyununun yapılması da  kaçınılmazdı. Alarm für Cobra 11’in oyunu Crash Time, üçüncüsüyle  raflardaki  yerini aldı.</strong></p>
<p><strong>Hız ve büyük kovalamaca</strong></p>
<p><strong>Serinin adı aslında gene diziyle aynı, ancak Amerika&#8217;da ve İngiltere ile  diğer Avrupa  ülkelerinde Crash Time ismiyle biliniyor. Crash Time 3&#8242;e giriş  yaptığımızda kendimize  bir profil oluşturuyoruz. Bundan sonra karşımıza Career, Single Race,  Split  Screen, ayarlar ve istatistikleri gösteren başlıklar çıkıyor. Kariyere  girdiğimizde polis merkezine gitmemiz gerekiyor. Bu sırada oyunla ilgili   bilgiler veriliyor, kısaca eğitim kısmı. İsterseniz F’ye basarak gerekli   detayların anlatıldığı menüye de ulaşabilirsiniz.</strong></p>
<p><strong>Kobra ekibini yönettiğimiz Crash Time 3’te, aynı dizideki gibi  suçluların peşine  düşüp, bol bol hız yapıyoruz. Patrol yani devriyeye çıkabilir veya  Cases’ta ise  olaylara müdahale edebilirsiniz. Patrol’de en başta şehir ve otobanın  ilk  kısımları açık. Görevleri yaptıkça kilitli olan yerler ve araçlar  açılıyor.  İster devriye, ister vuku bulan hadiseler olsun her daim hız ve kazalar  ön  planda. Genelde görevler belli bir zamanda bir yere gitmek, araç takibi,   kovalamaca oluyor. İsterseniz görevleri reddedip, kafanıza göre şehirde  tur  atabilirsiniz. Böyle zamanlarda yan görev misali gereğinden fazla hızlı  giden  araçlar karşınıza çıkabiliyor, bir anda kendinizi kovalamaca içinde  bulabilirsiniz. Kovaladığımız araçları ise sirenleri yakıp kenara  çekmek, eğer  durmazsa çarpmak, olmadı önüne geçip yolunu kesmek gerekebiliyor. Bu  atraksiyonların geçerli olması için dört saniye beklemeniz gerek.  Yapımda 70’ten  fazla görev var. Seride bir ilk olarak gece görevleri yer alıyor.</strong></p>
<p><strong><em>&#8220;Yapımda 40&#8242;tan fazla araç bulunuyor.&#8221;</em></strong><strong> </strong></p>
<p><strong><br />
Crash Time 3, araç bakımından tatminkar. 40’tan fazla çeşit var ki,  polis  arabalarından, itfaiyeye kadar… Altımızda bu kadar araç varken, hız en  yükseğe  tırmanmışken, hız yapabileceğimiz yollar lazım. 32 km karelik bir  alanda, 200  kilometreden daha fazla şehir sokakları ve otoban bulunuyor. Gece veya  gündüz  yollarda direksiyon sallayabilirsiniz.</strong></p>
<p><strong>Gazı kesme!</strong></p>
<p><strong>Yapımın asıl durak noktası hız ve kazalar diye belirtmiştim. Etraftaki  araçlara  çarpabilir, çevredeki bir kısım nesneleri yıkabilirsiniz. Kaza  yaptığınızda da  bu durum Replay ediliyor. Kazalar kütük gibi değil, fizik efektleri  devreye  giriyor. Özellikle altımızdaki aracın hasar alması, orasının burasının  dağılması  güzel. Crash Time arcade türünde. Aracınız havada takla atıp, yolda  balerin gibi dönse  bile, yine dört tekerlek üstüne düştüğünüzde son gazla devam  ediyorsunuz. Bazen  tekerleğiniz de çıkabilir, ama kendi kendine tamir oluyor. Çarptığınız  bir araç  parçalanıp, patlayabilirken; sizin arabanızın ise sadece ön kısmının  dağılması  gibi ilginç enstantaneler yaşabilirsiniz.</strong></p>
<p><strong>Grafikler açısından oyun kendi çapında yeter. Kobra ekibinin kullandığı  araçlar  veya kovaladığınız hedefler biraz daha detaylı duruyor. Amma velakin  bazı çevre  kaplamaları, trafikteki diğer arabalar basit kalabiliyor. Blur etkisi  göze hoş gözükse de, efektler pek  iyi sayılmaz. Çarptığınız bir araç patladığında oluşan alevler yapay  duruyor.  Sesler ise ne iyi ne kötü. Müzikler ise hız dolu bir oyun için gümbür  gümbür.  Kariyer dışında Single Race’te yarışlara katılabilir veya dört kişiye  kadar  Split Screen oynayabilirsiniz. Kısaca Crash Time 3, hızı ve temposuyla  kendini  bir süre oynatmayı başarıyor.<br />
</strong></p>
</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Video : </strong><br />
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="400" height="345" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="name" value="Metacafe_972974" /><param name="src" value="http://www.metacafe.com/fplayer/972974/crash_time_trailer_out_now_on_pc_early_2008_on_xbox_360.swf" /><param name="wmode" value="transparent" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="400" height="345" src="http://www.metacafe.com/fplayer/972974/crash_time_trailer_out_now_on_pc_early_2008_on_xbox_360.swf" allowfullscreen="true" wmode="transparent" name="Metacafe_972974"></embed></object></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<h1><span style="color: #ff0000;"><a href="http://www.synetic.de/public/download/CrashTime_Demo_433den.exe" onclick="urchinTracker('/outgoing/www.synetic.de/public/download/CrashTime_Demo_433den.exe?referer=');">Demo İNDİR</a></span></h1>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.demooyun.net/crash-time-demo/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>LEGO Harry Potter indir</title>
		<link>http://www.demooyun.net/lego-harry-potter-indir/</link>
		<comments>http://www.demooyun.net/lego-harry-potter-indir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 07:56:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.demooyun.net/?p=575</guid>
		<description><![CDATA[LEGO Harry Potter: Years 1-4 Demo
LEGO Harry Potter: Years 1-4‘da bugüne kadar  oynadığımız Harry  Potter temalı EA oyunlarında olduğu gibi süpürgeyle uçacak,  çeşitli büyüler yapacak,  iksirler hazırlayıp derslere katılacakmışız. Bu  yapımın diğer LEGO oyunlarından farkı ise, çevredeki tüm  objelerle etkileşime  girilebilmesiymiş. Bunun yanında, Harry eğer  yanlış  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>LEGO Harry Potter: Years 1-4 Demo</h1>
<p><strong>LEGO Harry Potter: Years 1-4</strong>‘da bugüne kadar  oynadığımız <strong>Harry  Potter</strong> temalı <strong>EA</strong> oyunlarında olduğu gibi süpürgeyle uçacak,  çeşitli büyüler yapacak,  iksirler hazırlayıp derslere katılacakmışız. Bu  yapımın diğer <strong>LEGO </strong>oyunlarından farkı ise, çevredeki tüm  objelerle etkileşime  girilebilmesiymiş. Bunun yanında, <strong>Harry</strong> eğer  yanlış  bir büyü yapar ya da hocalardan birine kazara asa sallarsa  tuhaf ve  komik sonuçlar ortaya çıkacakmış. -Bu da derhal <strong>Severus Snape</strong>‘i  <strong>jinx</strong>leyen  bir <strong>Harry </strong>düşünmeme sebep  oldu.-</p>
<p><a href="http://pandoraninlaneti.files.wordpress.com/2010/06/pc1.jpg" onclick="urchinTracker('/outgoing/pandoraninlaneti.files.wordpress.com/2010/06/pc1.jpg?referer=');"><img title="pc1" src="http://pandoraninlaneti.files.wordpress.com/2010/06/pc1.jpg?w=300&amp;h=225" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p>Adından da anladığınız üzere, oyun “sağ kalan çocuk”un <strong>Hogwarts</strong>‘da  geçirdiği ilk dört yılı kapsıyor. Kimbilir belki de -söz konusu oyunun  muhtemel başarısını da tahmin ederek- <strong>TT Games </strong>stüdyolarında  ikinci oyunun hazırlıklarına başlanmıştır bile!</p>
<p>Video :</p>
<div style="background-color: #090909; width: 440px;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="440" height="360" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="bgcolor" value="#090909" /><param name="src" value="http://www.vidivodo.com/VideoPlayerShare.swf?u=BFZNRFxPWhI=" /><param name="wmode" value="window" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="440" height="360" src="http://www.vidivodo.com/VideoPlayerShare.swf?u=BFZNRFxPWhI=" allowfullscreen="true" wmode="window" bgcolor="#090909"></embed></object></p>
</div>
<h1><strong><a href="http://static.kidswb.com/legoharrypottergame/LEGOHarryPotterDEMO.exe" onclick="urchinTracker('/outgoing/static.kidswb.com/legoharrypottergame/LEGOHarryPotterDEMO.exe?referer=');">Demo İNDİR</a></strong></h1>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.demooyun.net/lego-harry-potter-indir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Soğuk Savaş &#8211; Teröre Lanet (%100 Türk Yapımı) Fps Savaş oyunu Demo</title>
		<link>http://www.demooyun.net/soguk-savas-terore-lanet-demo-indir/</link>
		<comments>http://www.demooyun.net/soguk-savas-terore-lanet-demo-indir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 19:13:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun Demoları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.demooyun.net/?p=326</guid>
		<description><![CDATA[
Soğuk Savaş &#8211; Teröre Lanet (%100 Türk Yapımı) Fps Savaş oyunu Demosu yayınlandı.
Oyun Hikayesi :
Yıl 2008 Türkiye her geçen gün terör adına yeni şehitler vermekte. Kaynaklarını kesemediğimiz terör hem vatanın içinden hemde vatanın dışından birçok destek almakta . Siyasal olarak da kendilerini parti zanneden bir kuruluş oldular ve her geçen gün insanları kendi taraflarına geçiriyorlar. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #333333; font-family:  verdana,geneva,lucida,'lucida grande',arial,helvetica,sans-serif;  font-size: 13px;"><img id="ncode_imageresizer_container_10" src="http://img215.imageshack.us/img215/3914/64708972.jpg" border="0" alt="" width="393" height="294" /></span></p>
<p>Soğuk Savaş &#8211; Teröre Lanet (%100 Türk Yapımı) Fps Savaş oyunu Demosu yayınlandı.</p>
<p><span style="color: #333333; font-family: verdana,geneva,lucida,'lucida grande',arial,helvetica,sans-serif; font-size: 13px;">Oyun Hikayesi :</span></p>
<p>Yıl 2008 Türkiye her geçen gün terör adına yeni şehitler vermekte. Kaynaklarını kesemediğimiz terör hem vatanın içinden hemde vatanın dışından birçok destek almakta . Siyasal olarak da kendilerini parti zanneden bir kuruluş oldular ve her geçen gün insanları kendi taraflarına geçiriyorlar. Kendilerini kurtarıcı olarak gösteriyorlar olmayan bir zulüme karşı geldiklerini zannediyorlar aralarında kötü olaylar yaşamış kişiler var ama bunlar devletin suçu değil. Sadece bir terör örgütü değil aynı zamanda kötü dış güçlerinde bir parçası . Her geçen gün yeni olaylar bombalar patlamalar milletin tepkisini yol açıyor ve devlete karşı kışkırtılıyor. Buda devletimizi bölmek isteyenlerin en çok istediği şey yavaş yavaş amaçlarına varıyorlar.</p>
<p>Artık buna dur diyecek yok mu ?<span id="more-326"></span></p>
<p>İşte büyük oyun burada başlıyor yıllardır süren bu soğuk savaşa artık karşı koymak için bir gizli kuruluş oluşturuluyor. Eğitimli özel tim askerleri ve eski ajanlardan oluşan bu kuruluş devlet için terör örgütüne karşı koymaya başlıyor. Teröre Lanet işte bu zaman gerçekleşiyor.</p>
<p>Anadolu&#8217;da geçen bu macera oyun severler için çok eğlenceli ve de yaşanan olayları anlatıyor. Sizlerinde sayesinde terörü yok edeceğiz.</p>
<p>Oyunun Çalışabilmesi için gereken sistem gereksinimleri :</p>
<p>**** !<br />
DirectX 10 Sürümü Gereklidir bu sürüm yüklenmeden çalışmaz.</p>
<p>En Düşük :</p>
<p>&gt; 256 mb Ram (bellek)<br />
&gt; 2.00 Ghz işlemci<span> </span><br />
&gt; 512 mb Ekran Kartı<br />
&gt; 128 Ses Kartı</p>
<p>Yüksek :</p>
<p>&gt; 1 Gb Ram (bellek)<br />
&gt; 3.00 Ghz işlemci<span> </span><br />
&gt; 1 Gb Ekran Kartı<br />
&gt; 512 mb Ses Kartı</p>
<p>Oyun Demosundan Resimler :<br />
<span style="color: #333333; font-family: verdana,geneva,lucida,'lucida grande',arial,helvetica,sans-serif; font-size: 13px;"><img id="ncode_imageresizer_container_5" src="http://img137.imageshack.us/img137/7904/90392607.jpg" border="0" alt="" width="507" height="380" /></span></p>
<p><span style="color: #333333; font-family: verdana,geneva,lucida,'lucida grande',arial,helvetica,sans-serif; font-size: 13px;"><img id="ncode_imageresizer_container_6" src="http://img148.imageshack.us/img148/618/23546687.jpg" border="0" alt="" width="507" height="380" /></span></p>
<p><span style="color: #333333; font-family: verdana,geneva,lucida,'lucida grande',arial,helvetica,sans-serif; font-size: 13px;"><img id="ncode_imageresizer_container_8" src="http://img148.imageshack.us/img148/5541/30228172.jpg" border="0" alt="" width="507" height="380" /></span></p>
<p><span style="color: #333333; font-family: verdana,geneva,lucida,'lucida grande',arial,helvetica,sans-serif; font-size: 13px;"><img id="ncode_imageresizer_container_1" src="http://img215.imageshack.us/img215/8115/58638444.jpg" border="0" alt="" width="507" height="380" /></span></p>
<p><span style="color: #333333; font-family: verdana,geneva,lucida,'lucida grande',arial,helvetica,sans-serif; font-size: 13px;"><img id="ncode_imageresizer_container_2" src="http://img137.imageshack.us/img137/1483/49876001.jpg" border="0" alt="" width="507" height="380" /></span></p>
<p><span style="color: #333333; font-family: verdana,geneva,lucida,'lucida grande',arial,helvetica,sans-serif; font-size: 13px;"><img id="ncode_imageresizer_container_4" src="http://img690.imageshack.us/img690/5602/63209283.jpg" border="0" alt="" width="507" height="380" /></span></p>
<p><span style="color: #333333; font-family: verdana,geneva,lucida,'lucida grande',arial,helvetica,sans-serif; font-size: 13px;"><img id="ncode_imageresizer_container_9" src="http://img137.imageshack.us/img137/3064/28020401.jpg" border="0" alt="" width="507" height="380" /></span></p>
<p><span style="color: #333333; font-family: verdana,geneva,lucida,'lucida grande',arial,helvetica,sans-serif; font-size: 13px;"><br />
</span></p>
<p><span style="color: #333333; font-family: verdana,geneva,lucida,'lucida grande',arial,helvetica,sans-serif; font-size: 13px;"><img id="ncode_imageresizer_container_3" src="http://img690.imageshack.us/img690/4193/16968062.jpg" border="0" alt="" width="507" height="380" /></span></p>
<p><span style="color: #333333; font-family: verdana,geneva,lucida,'lucida grande',arial,helvetica,sans-serif; font-size: 13px;"><strong>Oyunu indirmek için</strong> : </span><span style="color: #333333; font-family: verdana,geneva,lucida,'lucida grande',arial,helvetica,sans-serif; font-size: 13px;"><strong><a style="color: #41576d; text-decoration: none;" href="http://www.soguksavas.t35.com/yukleme.htm" target="_blank" onclick="urchinTracker('/outgoing/www.soguksavas.t35.com/yukleme.htm?referer=');">www.soguksavas.t35.com/yukleme.htm</a></strong></span><span style="color: #333333; font-family: verdana,geneva,lucida,'lucida grande',arial,helvetica,sans-serif; font-size: 13px;"><br />
<strong><br />
</strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.demooyun.net/soguk-savas-terore-lanet-demo-indir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Godfather II</title>
		<link>http://www.demooyun.net/the-godfather-ii/</link>
		<comments>http://www.demooyun.net/the-godfather-ii/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 20:29:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.demooyun.net/?p=167</guid>
		<description><![CDATA[ The  Godfather Mario Puzo&#8217;nun en iyi eserlerinden biridir. Aynı şekilde  Francis Ford Coppola tarafından çekilen filmi ise, kitabın başarısını en  iyi şekilde beyaz perdeye yansıtmış az örneklerden birisidir. Genelde  sanat dünyasında şöyle bir terim vardır. Kitapların film uyarlaması iyi  olmaz derler. Gerçi biz bunu filmlerin oyun uyarlaması iyi olmaz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.trgamer.com/img/042009/godfather2_pc/i1.jpg" border="0" alt="" hspace="5" vspace="5" align="left" /> <strong>T</strong>he  Godfather Mario Puzo&#8217;nun en iyi eserlerinden biridir. Aynı şekilde  Francis Ford Coppola tarafından çekilen filmi ise, kitabın başarısını en  iyi şekilde beyaz perdeye yansıtmış az örneklerden birisidir. Genelde  sanat dünyasında şöyle bir terim vardır. Kitapların film uyarlaması iyi  olmaz derler. Gerçi biz bunu filmlerin oyun uyarlaması iyi olmaz diye  kullanıyoruz. İşte The Godfather filmi bu sözü yalancı çıkartan çok az  uyarlamadan biriydi. Anlaşılan filmde kazanan oyun uyarlamasında  kaybediyor çünkü birkaç yıl önce çıkan The Godfather oyunu, beklentileri  gökyüzüne ulaştırıp sonra çok hızlı bir düşüş yaşanmasını sağlamıştı.  Ne yazık ki o düşüşün şokundan hala çıkmayan insanlar bile var. İlk oyun  aslında iki bölüm olarak incelenebilir. Birinci bölüm film ile paralel  giden ve sanki o dünyanın içindeymişiz gibi bizi hissettiren kısmı ki bu  yaklaşık 6-7 saatlik ana hikaye oluyordu. Bir de bundan sonra süre  gelen ve sürekli aynı şeyleri tekrarlatan oyunu sulandıran ikinci kısım.  EA bir servet harcayıp filmle ilgili sayısız lisansı satın almıştı.  Bunlar içerisinde filmden görüntüler, müzikler, mekanlar, oyunların  yüzleri ve bazılarının sesleri bile vardı. Özellikle sinema dünyasının  unutulmaz ismi Marlon Brando&#8217;nun Don Vito Corleone&#8217;yi seslendirmeyi  kabul etmesi nedeniyle, The Godfather Game dünya medyasında en çok  konuşulan oyunlardan birisi olmuştu. Oyun yapılırken, yavaş yavaş gelen  görüntüler ve haberler herkesin iştahını kabarttı. Ancak Marlon  Brando&#8217;nun oyunun yapım aşaması sırasında hayatını kaybetmesi, hem  üzüntüye hem de endişelere yol açmıştı. Acaba seslendirmesi gereken her  sahne bitmiş miydi?</p>
<p><span id="more-167"></span>Onu son kez sanal da olsa doğru düzgün görebilecek  miydik?   Bunun üzerine EA&#8217;den gelen açıklama Brando&#8217;nun seslendirmesinin çoğunu  yaptığı, yapmadıklarını ise profesyonel kişiler tarafından en uygun  şekilde yapılacağıydı. Farkı anlamayacağımız vaadi verilmişti. Ama ne  yazık ki olay böyle olmadı, olayın belirli bir yerinden sonra Vito  Corleone&#8217;nin sesi alt yazı dışında anlaşılmaz bir haldeydi. Oyun  piyasaya sürüldü. Herkes büyük bir merakla oynamaya başladı. Müthiş  detaylı bir karakter yaratma ekranıyla mest olduk. Klasik Godfather ana  teması eşliğinde gelen çakmak sesi ile iyice kanımız kaynadı. Giriş  videosundaki olaylar ise bizi iyice coşturmuştu. İlk oyunda çocukken,  babası gözlerinin önünde öldürülen ve kendisi de son anda Don Vito  Corleone tarafından, Aldo Trapani&#8217;yi canlandırıyorduk. Karakterimiz  yeterince büyüyünce, Vito Corleone&#8217;nin sözünü dinleyip babasının  intikamını almak için &#8220;Aile&#8221; yaşantısına giriyordu. Ufak işlerle  başladığımız oyunda yavaş yavaş Don of New York&#8217;a kadar yükseliyorduk&#8230;</p>
<p><img src="http://www.trgamer.com/img/042009/godfather2_pc/i2.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>İlk  oyun filmdeki birçok klasik sahneyi oynamamızı sağlıyordu. Ayrıca Genco  Zeytinyağları şirketi dahil filmdeki bir çok mekanda dolaşabiliyorduk.  Hayranlıkla izlediğimiz bu kişilerle muhabbet bile edebiliyorduk.  Özellikle Don Vito Corleone ile bire bir görüştüğümüz ve &#8220;Aile&#8221;&#8216;ye  alındığımız sahnede tüylerim diken diken olmuştu müthiş bir deneyimdi.  Sonra adamın biriyle tanıştık ve kendini Michael Corleone olarak  tanıttı. İçimden hayır sen Michael değilsin, gerçek Michael&#8217;a ne  yaptınız diye bağırmak geldi. Ancak lisans konusunda keseyi bol tutan EA  Al Pacino ile anlaşamamıştı. Bu yüzden kara kuru bir adamı Michael farz  edip maceramıza devam ettik. İlk oyunu başyapıtlıktan son anda emekli  sorun şuydu. Baba öldükten sonra yani oyunun aşağıya yukarı yarısı  bittikten sonra, artık adam akıllı yapacak bir şey kalmıyordu. Oyunda  bize tek kalan şey, kafamıza göre kıyafetlerimizi değiştirip, yeni haraç  alacak mekanlar bulup, masum insanları öldürmekti. Ayrıca Don of New  York olmamıza rağmen hala ayak takımı adamların bize laf sokarcasına  konuşması yapay bir duyguydu. Ancak iyisiyle kötüsüyle The Godfather:  Game ilk filmin havasını ve ciddiyetini gayet iyi yansıtıyordu.</p>
<p><strong>Don  öldü yaşasın yeni Don!</strong></p>
<p>� Beş yıl içerisinde Corleone  ailesi tamamıyla yasal olacak�<br />
Don Michael Corleone</p>
<p>İlk oyunu  beğenerek oynamıştım. Her ne kadar eksi yönleri olsa da bir o kadar da  eğlenceli artıları vardı. Ancak EA oyun yüzünden büyük bir zarara  uğradı. Herkes maceranın sonunun geldiğini düşünürken, firma devam  oyununu duyurdu. Aynı film serisi gibi The Godfather Part 2 oyun  dünyasında da devam edecekti. Anlaşılan EA, Sims&#8217;den kazandığı paraları  bu oyun için harcıyor. Part 2 seyirciler tarafından beğenilen az  sayıdaki devam filmlerinden biridir. Ancak bu haberi duyduğum zaman  benim için en büyük sorun ikinci filmin tamamıyla Michael Corleone  üzerine kurulmasıydı. EA, Al Pacino&#8217;yla anlaşmaya varamadığı için bu  karakteri nasıl yansıtabileceklerdi. EA bir sürü geliştirme sözü verdi,  ilginç ekran görüntüleriyle yine ilgimizi çekti. Yapacağı yeniliklerle  birlikte oyunu beklenilen bir proje yaptı. Şimdi sorun yeni baba  eskisinden güzel mi olacak yoksa klasik bir gelen gideni aratır durumu  mu yaşayacağız. Oyun bol kanlı bir EA reklamıyla başlıyor. Bu reklam  oyunda ketçap gibi kan kullanacağız hazırlıklı olun tarzında bir uyarı  olmuş. Yine çok gelmiş bir karakter yaratma ekranıyla karşılaşıyoruz.  Burada hemen dikkat çekecek şey yeni geliştirdiğimiz karakterin ilk  oyundakine kıyasla daha yaşlı olması. Yüzünde hafif kırışıklıklar var.  Hikayenin geçtiği yıllar oyuna moda olarak yansıtılmış. Açık mavi, pembe  renklerindeki takım elbiseler İspanyol paçalar, insanın yüzünü kaplayan  maske gibi güneş gözlükleri. Ama aynı zamanda günümüze yakın kıyafetler  de oyunda var. Oyun Cuba�da başlıyor. Aslında bu filme göre hikayenin  ortası. Ama işin komik kısmı kronolojik olarak başlangıçtan önce geçen  kısımları da oynamamız. Kısacası, sadece mafya oyunu değil zamanda  yolculuk tabanlı bir bilimkurgu da olmuş, tabii yerseniz�</p>
<p><img src="http://www.trgamer.com/img/042009/godfather2_pc/i3.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Her  mafyanın hayali bir devletle anlaşıp tamamıyla yasal hale gelip  istedikleri gibi para kazanmaktır. Fidel Castro&#8217;nun devrimci asilerinin  karıştırdığı Küba hükümeti, asileri durdurmak için mafyayla anlaşma  yoluna gider. Hyman Roth&#8217;un sağlam kaynakları sayesinde, parasını  Küba&#8217;ya yatıran mafya babaları bu ülkede yasallık kazanacaktır. Bir  yandan da artık ömrünün sonuna gelen Roth, ölümünden sonra sahip  olduklarını diğer Don&#8217;lar arasında paylaştırmaya başlar. Ancak tüm  bunlar olurken Castro&#8217;da devrimini gerçekleştirir ve her şey çöpe gider.  Bu devrim olurken biz de oyunun eğitim bölümünü oynuyoruz. İlk oyunda  yönettiğimiz Aldo Trapani, artık Michael&#8217;ın sağ koludur biz de onun emri  altındaki bir adamız. Yeni karakterimizin adı Dominic Corleone. Bu  soyadı nasıl aldığı bilinmiyor ve benim en çok aklımı karıştıran olayda  bu. Anlaşılan Corleone ailesinde birisi rahat durmamış. Aldo ve Dominic  Don Michael için kendilerini siper edip yolu açarken bizde hareketleri  öğreniyoruz. Amacımız hava alanına ulaşmak. Küba�nın devrim yaşadığı o  kaotik ortam çok iyi yansıtıldığını not düşmek isterim. Havaalanına  ulaştığımız zaman, yolu tel örgülerle örtülü olduğunu görüyoruz. Aldo,  İsviçre Çakısı ve Mcguyver karışımı bir şekilde tel örgüyü kesip yolu  açıyor. Ancak kör bir kurşunla hemen orada ölüyor. Bunun üzerine ölenle  ölünmez mantığında olan Michael Corleone Aldo&#8217;nun görevini bize veriyor  ve artık yeni Don (<em>ya da Don Kişot oluyoruz, ne kadar çok Don ismi  geçti, artık ben de sıkıldım bu işten! &#8211; Emre Acar</em>) oluyoruz.</p>
<p><strong>Sen  gel, sen de gel, sen gelme!</strong></p>
<p>Eminim herkes Michael  Corleone&#8217;nin modellemesini merak ediyordur. Ne de olsa tüm hikaye onun  üzerine kurulu. Ancak karakter Al Pacino&#8217;dan çok İlyas Salman ile Andy  Garcia kırması biri olmuş. Üstelik giyim zevki de çok kötü. Yapımcılar  Al Pacino&#8217;yla kırılan kalbimizi kendi ailemizi kurmamıza izin vererek  düzeltmeye çalışmışlar. Bu oyunun temel değişikliği artık, kendimize  aile kurup sokakta çete olarak dolaşabilmemiz. Kısacası kahveden adam  toplayıp, mekan basıp ve aksiyona giriyoruz. Adamları sağda solda ve  Corleone malikanesinde bulabiliyoruz. Hepsinin bir yeteneği var.  Kundakçı, sıhhiye, kasa açıcı, bombacı ve mafyanın olmazsa olmazı güçlü  kuvvetli bir adam seçebileceğimiz yeteneklerden. Bu karakterlerin  hepsinin ayrıca bir kişiliği de var. Kişilikleri hareketleriyle kendini  gösteriyor. Ama sakın bir RPG oyunundaki kadar detaylı sanmayın. The  Godfather kitabını ve filmlerini efsane yapan bir başka unsur ise  repliklerinde en az kurşunlar kadar öldürücü olmasıydı. Artık karakterle  konuşurken diyeceğimiz lafları biz seçiyoruz. Ekranda ok tuşlarıyla  yönlendirilebilen farklı replikler var. Hangisini seçersek konuşma o  şekilde devam ediyor. Ama yine RPG&#8217;lerin aksine bu konuşmaların karizma  yapmak dışında senaryoya pek bir artısı yok. Konuşma olayının üzerine  gidilip, karakterlerle olan iletişimimiz artabilirdi. Ya da direk  senaryoyu derinden değiştirecek şeyler yaşayabilirdik�</p>
<p>Başta  yanımızda sadece bir kişiye dolaştırabiliyoruz ancak senaryo ilerledikçe  bu sayı üçe çıkıyor. Yanımızdaki bu adamlar oyunun akışını çok  değiştiriyor. Mekan baskınlarında hepsinin yeteneklerine ihtiyacımız  var. Sıhhiye ise kesinlikle mutlaka her ekipte bulunmalı. Biz ya da  adamlarımızdan birisi ölünce sıhhiye yanına geliyor bir iğne vuruyor ve o  kişi ayaklanıyor. Bu ölüyü dirilten iğneyi de oyunun fantastik  unsurlarından sayabilirsiniz. Kasa açıcı olmadan zengin olmak mümkün  değil. Bombacılar ise girilemeyen her mekanı bizim için yol geçen hanına  çeviriyor. Kaba kuvvetli karakterimiz ise kapalı kapılara bir omuz  atarak açıyor. Ayrıca emir verdiğimiz insanları çaktırmadan  öldürebiliyor. Bu karakterler sayesinde oyuna bir nevi taktik aksiyon  havası da verilmiş. Ancak emir komuta zinciri çok zayıf ve az. Sadece  yapabildiğimiz köpek çağırır gibi ıslık çalıp adamları yanımıza  çağırmak, onların özel güçlerini kullanmasını istemek ve belirli bir  yere gitmelerini emretmek. Bu sistem çok daha geliştirilebilirdi bu  haliyle sırf oyunda bulunsun diye konulmuş gibi duruyor. Kendimize 8  kişilik mini bir aile kurabiliyoruz. Adamlarımızı terfi ettirme şansımız  da var. Onlar terfi ederken seçtiğimiz yeni bir özelliği de  kazanıyorlar. Bu şekilde her birinin en az iki tane özelliği oluyor. Üç  adamımızda terfi ettiği zaman yanımızda hemen her özellikle birileri  olmuş oluyor. Peki, geriye kalan adamlar ne işe yarıyor? Onları da süs  olsun diye almıyoruz�</p>
<p><strong>Mafia: Total War</strong></p>
<p>The  Godfather Part 2&#8242;nun başka bir özelliği ise Don&#8217;s View. Aslında bu  içinde bulunduğumuz şehrin haritası. Ancak bu sefer daha da  geliştirilmiş ve bu harita üzerinde emirler verebiliyoruz.  Kullanmadığımız diğer 4 adamı bu harita üzerinde mekan baskınına  yollayabiliyoruz. Böylece her baskına kendimiz gitmek zorunda değiliz.  Zaten koskoca Don olmuşuz her işle biz mi ilgileneceğiz? Oyuna bu  şekilde strateji unsurları da eklenmeye çalışmış. Don&#8217;s View sayesinde  şehirde olan biten her şeyi görebiliyoruz. Kim nereye saldırıyor, hangi  mekan kime ait gibi temel bilgiler buradan takip ediliyor. Ayrıca, kendi  ailemiz ve düşman ailelerimiz de kimler olduğunu da görebiliyoruz.  Oyundaki mekanlar mağaza zinciri misali bir bağlantıya sahip. Belirli  başlı kategoriler altında toplanıyor. Bu zincirler tamamlanınca oyun  bize bir bonus veriyor. Kurşun geçirmez yelek, zırhlı araba, daha çok  cephane taşıma imkanı, yanıcı mermiler bu bonuslardan bir kaçı. Ancak bu  bonusların görsel olarak oyuna zararı var. Çünkü karakterin üstünde  gözüküyorlar ve onları istediğimiz zaman giyip çıkartma şansımız yok.  Haliyle karizmatik mafya babamız bir anda belinde, kurşun kemeri ve  takım elbise üzerine kurşungeçirmez yelekle dolaşıyor. Bu haliyle o  detaylı kıyafet değiştirme sistemini baltalamış oluyor. Don&#8217;s View&#8217;de  kendi karakterimizi ve yanımızdaki adamların özelliklerini  geliştirebiliyoruz. Daha hızlı kurşun değiştirme, daha iyi nişan alma,  daha dayanıklı olma gibi bir sürü alınabilecek yetenek var. Bunları  satın almakta oyuna eklenen strateji unsurlarından birisi. Gelelim  herkesin merak ettiği mekan basmaya. İlk oyun da her mekanın iki sahibi  vardı birincisi görünen yasal yüzü diğeri ise bizi ilgilendiren yasa  dışı yüzü. İki mekan sahibini de ikna edip mekandan haraç almaya  başlıyorduk. Artık her mekanın tek sahibi var bu yerlerin büyüklüğüne  göre onlara ulaşma zorluğu da giderek artıyor.</p>
<p>Tam teçhizatlı  bir ekip ile mekan basmak daha kolay. Böylece onlarca adamla dövüşmeden  duvarları patlatıp, kolay yolları bulup mekanın sahibine ulaşabiliyoruz.  Mekanın içindeki, adamlar telefonla yardım çağırabiliyor. Savaşta  üstünlük kazanmak için, binanın elektriğini kesmek ya da yangın çıkartıp  kısa sürede panik yaşatmak mümkün. Ancak yapay zeka o kadar geri zekalı  ki, düşmanlar adam gibi karşılık vermek yerine sadece Allah ne verdiyse  üzerimize doğru saldırıyorlar. Bizde sırayla hepsini temizliyoruz.  Burada dövüş sistemi devreye giriyor. Bir tabanca, bir makineli tüfek,  pompalı tüfek, magnum tabanca ve snipera sahibiz. Ayrıca, bomba, Molotof  kokteyli ve dinamit gibi patlayıcılarımızda var. Bir de insanlığın eski  dostu her türlü sopa cinside kullanabilir silahlar arasında. Eğer  yetmediyse sağdan soldan şişeleri kapıp düşmanın kafasında kırıyoruz.  Her silahın kendine has idam etme yöntemi var. Bu yöntemler oyunun en  ilgi çekici yanlarından birisi. Oynanışı tek düzelikten eğlenceli bir  hale getiriyor. Üstelik idam animasyonları gerçekçi bir şiddete de  sahip. Mesela yumrukla idam ettiğimiz bir adamın ağzı burnu yamuluyor.  Kafasına silah dayayıp vurduğumuz kişilerin kanları etrafa sıçrıyor.  Ancak işimiz bittikten sonra bir bakıyoruz ki o da ne?</p>
<p><img src="http://www.trgamer.com/img/042009/godfather2_pc/i4.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Düşman  cesetleri bir den ortadan kayboluyorlar. EA grafiksel olarak oyun rahat  oynansın diye her şeyi yapmış. Şimdi mekanı ele geçirmeye dönecek  olursak, her mekan sahibinin kendine has korkuları var. Onları yola  getirmek için bunları kullanmak lazım. Bazısı mala gelen zarardan  korkuyor bazısı dayak yemekten, bazısı silahla vurulmaktan, bazısı ise  yüksek yerlerden aşağıya doğru sarkıtılmaktan. Yukarıda mekan sahibinin  canını ve iradesinin derecesinin gösteren barlar var. Her mekan  sahibinin iki tane kritik noktası var birincisi yola gelip paraları  sökülmeye başladığı nokta. Diğeri ise bu noktanın bitiminde başlayan  cinnet geçirip bize karşılık verme. Mekan sahipleri yola gelme  noktasındayken giderek daha fazla para ödüyorlar. Ancak onları yine de  fazla zorlamayın. Artık ilk oyundaki gibi mekanı aldık alemin kralıyız  mantığı yok. Çünkü diğer aileler acayip kinci hemen karşı bir saldırıyla  mekanı sizden geri alıyorlar. Bu da uzun süren bir strateji savaşını  başlatıyor. Bundan kurtulmak için çeşitli yollar var. Birincisi mekana  koruma kiralamak. Don&#8217;s View üzerinden yapılan bu özellik biraz pahalı.  Çünkü savaşlar kızıştıkça düşman daha fazla kişiyle geliyor ve korumanın  sayısını artırmak gerekiyor. Sonuçta bir bakıyorsunuz günlük gelirin  yarısı korumalara gidiyor. Ya da her mekana yapılan saldırıya bizzat  müdahale etmek lazım. Başka bir yöntem ise boştaki adamları oraya  yollamak. Eğer adamla iyi eğitimliyse çıkan çatışmadan sağ çıkıyor.  Özellikle Underboss olmuş bir adamı buraya yollarsanız düşmanın hiç  şansı yok. Bir sonraki yöntem ise düşmana misilleme yapmak�</p>
<p><strong>Mafyanın  iyilik yap iyilik bul felsefesi</strong></p>
<p>-Bir gün ki tabi o gün  hiç gelmeyebilir de, senden benim için bir şey yapmanı isteyeceğim�<br />
Don  Vito Corleone</p>
<p>The Godfather Part 2 filminde halim selim Vito  Corleone&#8217;nin biraz kaderin zorlamasıyla nasılda Don Corleone&#8217;ye  dönüştüğünü görüyorduk. Baba her zaman, bir iyiliğin karşılığının  paranın bile sağlayamayacağı büyük bir güç olduğuna inanırdı. Bu şekilde  gücünü ve namını kazandı. Oyunda bize bu imkanı veriyor. Sokakta  dolaşırken, kafasının üzerinde anahtar ya da para olan kişiler  görüyoruz. Para olan insanlar para karşılığında bizden bir iyilik  istiyorlar. Anahtar ise iyilik karşılığında düşman ailelerin kilit  elemanlarının nerede olduğunu gammazlıyor. En ilgi çekici olan ise,  nüfuslu insanlara yaptığımız iyilikler. Bunun karşılığında onlardan  nüfuslarını bizim lehimizde kullanmalarını istiyoruz. Düşman aileden  birisini temizlemek için Don&#8217;s View&#8217;e giriyoruz ve bu kişiyi öldürmek  için onu işaretliyoruz. Ölüm işareti denilen bu yöntem diğer ailelere  gözdağı ve mesaj vermek için geliştirilmiş. Ancak bu kilit kişileri  canımızın istediği gibi öldüremiyoruz. Her biri için özel bir yöntem  gerekli. Eğer bu özel yöntemi uygulamazsak kişi ölmüyor 15-20 dakika  sonra tekrar spawn oluyor. Özel idam yollarıyla öldürdüğümüzde ailenin  gücü ve saldırıları da azalmış oluyor. Bir aileyi tamamıyla ortadan  kaldırmak için ise, onların tüm mekanlarını ele geçirmek lazım. Daha  sonra ise liderlerinin olduğu eve baskın yapıp bu evi patlatıyoruz.  İyilik sistemine geri dönecek olursa, iyilikler bir mekanı basıp orayı  darmadağın etme, birilerini öldürme ve birisini sadece dövme şeklinde  ayrılıyor. Evet kulağa müthiş bir sistem gibi gelebilir ancak bir süre  sonra her şey rutine bağlıyor. Oyunun en kötü yanı da zaten bu rutinlik  oluşturuyor. Tüm bu yenilikler sadece yeni rutinlikler doğurmuş. Favor  yani iyilik menüsü bu rutinliği bozmak için yaratılmış. Nüfuslu kişiler,  polisleri üstemizden çekme, düşman ailenin elemanlarını hapisse atma  gibi iyilikler yapabiliyorlar. Bunlar için belirli bir ücrette ödemek  lazım�</p>
<p>Gelelim diğer bir merak edilen noktaya yani arabalara.  Dönemin arabaları Cadillac tarzı, American Muscle&#8217;lar ve Station  Vagonlar oyuna güzel yansıtılmış. Hepsinin hızı ve özellikleri farklı  olmuş. Ancak modellemeleri biraz yapay duruyor. Bulunduğumuz semte göre,  ucuzdan pahalıya doğru birçok araba etrafta dolaşıyor. Ancak öyle  gerçekçi ve yaşayan bir trafik yok. Yoldan bir araba çalarken etrafta  görgü tanıları oluşuyor. Bu görgü tanıklarını susturmak için ya onlara  para veriyoruz ya da gözlerini korkutuyoruz. İki yöntemde oyuna ayrı bir  hava katmış. İnsanın kendini mafya gibi hissetmesini sağlıyor. Oyunun  hikaye sistemi ise bize 9-10 saatlik bir oynanış sunuyor. Küba&#8217;da  başlayan macera, New York, Florida ve tekrar Küba&#8217;da son buluyor. Hikaye  de filmdeki olayların için entegre oluyoruz. Filmde Corleone ailesinin  başı devletin açtığı soruşturmayla dertte olduğu için, Michael tüm  işleri yavaş yavaş bize bırakıyor. Bu sayede yapımcılar hem Al Pacino  derdinden kurtulmuş hem de oynanışa yenilikler katmaya çalışmış. Bu  hikaye görevleri rutinlikten uzak durmak ve kendine has bir senaryosu  olsun diye bizi hiç beklemediğimiz yerlere götürebiliyor. Mafya  babalığını bırakıp, Fidel Castro&#8217;ya suikast düzenlemeye bile  çalışıyoruz. Sonuçta ana görevler bittiği zaman, Michael&#8217;ın emriyle tüm  aileler arasında topyekun bir savaş çıkıyor. Bundan sonra amacımız her  mekanı ele geçirip diğer aileleri ortadan kaldırmak oluyor�</p>
<p><img src="http://www.trgamer.com/img/042009/godfather2_pc/i5.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Oyunun  grafiklerini en sona sakladım çünkü onlara özel bir ayırmak lazım.  Bunun nedeni müthiş olmaları değil garip ve yetersiz olmaları. Oyunda  iki tarz grafik var. Birincisi sinematik gibi sahnelerde giren ve düzgün  grafikler. Diğeri ise her şey tüm ayrıntısına kadar açık olmasına  rağmen pek de tatmin etmeyen normal oynanış grafikleri. Bizim  karakterimizin ve Tom Hagen gibi ana karakterlerin detayları müthişken,  etrafta dolaşan diğer insanlar çok yapaylar. İlk oyundaki ağır mafya  havası bu oyunda bozulmuş. Her şey de şeker renkleri hakim olmuş. Bekli,  oyunun geçtiği dönem böyle olabilir ama yine de bu haliyle çoğu zaman  etraf çizgi roman gibi duruyor. Sesler güzel müzikler ise döneme uygun.  Ancak ilk oyunda müzikler daha iyi kullanılmıştı. Bu sefer arabada radyo  dinleme özelliğine sahibiz. Hatta yaptığımız şeyleri az da olsa anlatan  bir radyo kanalı bile var. Müzikler en iyi radyo kanallarında  kullanılmışlar. Yanımızdaki adamlar, arabanın içinde giderken bizimle  konuşuyor ya da aralarında sohbet ediyorlar. Bu güzel ve hoş bir ayrıntı  olmuş bir de sürekli aynı şeyleri söylemeseler daha da iyi olacaktı.  Banka soymak ve gelişmiş silahlar bulmak ise oyunun olmazsa olmazları.  Özetle, The Godfather Game Part 2 ilk oyundaki havayı pek yakalayamamış.  Yapımcılar güzel ve yaratıcı fikirlerini istedikleri gibi oyuna adapte  edememişler. Başyapıt olma şansı olan bir oyun orta şekerli bir hale  dönüşmüş. Özellikle yanımızdaki adamların her yere ışınlanma sorunu  oyunun gerçekçiliğine büyük darbe vuruyor. Mesela arabaya bizim adamları  almayıp yola devam ettiğimiz de ilk durduğumuz yerde karşımıza  çıkıyorlar. En azından onlar da araba çalıp peşimizden gelebilirdi.  Senaryo olarak ise suikast görevi yerine bir şekilde geçmişi öğrenip,  Vito Corleone�nin gençliğini oynayabilirdik. Diğer mafya aileleri hiç  gerçekçi durmuyor. Yaptıkları saldırılar bir makinenin elinden çıktığı  çok belli. Oyun belki bir GTA ya da Mafia değil ancak ikisinin de  olmadığı şu dönemde müthiş bir eğlence vaat ediyor. Tüm eksikliklerine  rağmen, istediğimiz gibi giyinme özelliğiyle birlikte insanı eğlendiren  ve içine çeken bir yapım olmuş. Artık EA üçüncü oyunu yapar mı meçhul  ama eğer yeni projeye yeşil ışık yakacaklarsa bu oyundan çok ders  çıkartmaları lazım. Fikirler doğru uygulanırsa en sonunda bir başyapıt  çıkartabilirler. Eğlenmek ve sokaklarda çaka satarak dolaşmak ve klasik  bir filmin havasını yakalamak için iyi bir seçim. Tabii önce bazı  şeyleri göze almanız gerek�</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.demooyun.net/the-godfather-ii/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zeno Clash</title>
		<link>http://www.demooyun.net/zeno-clash/</link>
		<comments>http://www.demooyun.net/zeno-clash/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 20:28:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.demooyun.net/?p=165</guid>
		<description><![CDATA[ İnanır  mısınız bilemiyorum ama büyük bütçeli ve içleri boş olan oyunlardan  artık çok ama çok sıkılmaya başladım. Büyük firmaların yeni bir oyun  yapsak tutmaz korkusuyla eski ve adı bilinen oyunlarının yanlarına  rakamlar ekleyerek her sene yeni bir oyunmuş gibi piyasaya sürmelerinden  de açıkçası bana fenalık geldi. Sanırım artık yaşlanıyorum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.trgamer.com/img/042009/zenoclash_pc/i1.jpg" border="0" alt="" hspace="5" vspace="5" align="left" /> <strong>İ</strong>nanır  mısınız bilemiyorum ama büyük bütçeli ve içleri boş olan oyunlardan  artık çok ama çok sıkılmaya başladım. Büyük firmaların yeni bir oyun  yapsak tutmaz korkusuyla eski ve adı bilinen oyunlarının yanlarına  rakamlar ekleyerek her sene yeni bir oyunmuş gibi piyasaya sürmelerinden  de açıkçası bana fenalık geldi. Sanırım artık yaşlanıyorum veya eskiye  özlem duyuyorum. Eskiden piyasaya sürülen oyunlarda para hesabı  kesinlikle olmazdı ve yapımcılar oyunlarında yenilikler yapmaktan hiç  çekinmezdi. Bunun sonucunda ise ortaya şimdi bile oynanabilecek derecede  eğlenceli, bağımlılık yapıcı oyunlar çıkardı. Sanırım bu isteklerim ve  özlemlerim artık hiçbir büyük oyun firması tarafından bana  verilemeyecek, ancak ortada gittikçe büyüyen bağımsız oyun sektörü  bulunuyor. Hatta bu sektör artık dijital oyun satım sitelerinin  katkılarıyla büyük oyun firmalarına bile kafa tutacak seviyeye geldi.  Neyse lafı fazla uzattım ama oyun sektörü ile alakalı şikayetlerimi de  bu yazı altında belirtmiş oldum. Şimdi Zeno Clash&#8217;i sizlere tanıtma  zamanım geldi de geçiyor.</p>
<p><strong>Father-Mother&#8217;ı hem anneniz hem  de babanız kadar sevin!</strong><br />
Zeno Clash, Şili&#8217;de üç kardeş tarafından kurulan ACE Team (Andres  Bordeu, Carlos Bordeu, Edmundo Bordeu adlı kardeşler isimlerinin baş  harfleri ile ACE ismini oluşturmuşlar) adlı küçük ama yaptıkları işi iyi  bilen bir firmanın ilk oyunu. Zeno Clash&#8217;i kısaca birinci şahıs  kamerasından oynanan bir dövüş oyunu olarak tanımlayabiliriz. Zenozoik  adı verilen fantastik bir dünyada geçen oyunda kardeşleri tarafından  öldürülmek istenen Ghat isimli bir karakteri canlandırıyoruz. Hikaye  boyunca yanımızda güzeller güzeli Ghat&#8217;in arkadaşı (ve sevgilisi desek  daha doğru olur sanırım) Deadra bizlere eşlik ediyor. Ghat&#8217;in  kardeşlerinden kaçmaya çalışıyor ve dünyanın sonu dahil birçok farklı  mekanı ziyaret ediyoruz. Tabii bu süre zarfında hikaye açısından birçok  şey değişiyor ve gelişmeler yaşanıyor, ancak bunları sizlere aktarmak  istemiyorum çünkü zaten kısa bir oynanış süresine sahip olan bir oyunun  zevkini kaçırmak istemem. O yüzden oynayın ve görün.</p>
<p><img src="http://www.trgamer.com/img/042009/zenoclash_pc/i2.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Oyun  boyunca birçok karakterle dövüşme fırsatını yakalıyorsunuz. Zeno  Clash&#8217;in en büyük yeniliği birinci şahıs kamerasından oynanan dövüş  sistemi. Dövüşlere başlamadan önce ekrana aynı dövüş oyunlarında olduğu  gibi karakterlerin resimleri geliyor ve kimlerle karşılaşacağınızı  görüyorsunuz. Oyunda dövüşmek oldukça kolay, &#8220;E&#8221; tuşuna basıyorsunuz ve  düşmana kilitleniyorsunuz daha sonrasında ise farenin tuşları yardımıyla  düşmanlarınızı pataklıyorsunuz. Tabii birçok değişik dövüş tekniği de  bulunuyor, bunları oyunda zaman geçtikçe öğreniyorsunuz. Dövüş sistemini  karşılaştırabileceğim bir oyun var o da Dark Messiah of Might and  Magic. Gerçi tam olarak benzemiyorlar ama kısaca şunu söyleyebilirim,  Zeno Clash&#8217;in dövüş sistemi şu ana kadar bir FPS oyununda gördüğüm en  iyi sistem. Bir kere vuruş hissi çok güzel yansıtılmış, yumruk atınca  gerçekten de yumruğunuzun karşıdaki düşmana çarptığını  hissedebiliyorsunuz, açıkçası bunu ne kadar anlatsam tam olarak  anlatamam, denemeniz ve yaşamanız lazım. Oyun boyunca sadece dövüş  yapmakla da kalmıyorsunuz, oyunda birbirinden ilginç silahlar da  bulunuyor. Balık tabancası (evet, tabanca balıktan imal edilmiş),  kurukafa bombası, iskelet kılıcı ve daha birçok birbirinden ilginç  silah. Tabii ki de şunu unutmamak lazım bu oyun saf bir FPS oyunu değil,  o yüzden silahlarınıza pek güvenmeyin. Zeno Clash&#8217;i bitirdiğinizde ana  menüde &#8220;Tower Challanges&#8221; adlı kısım açılıyor. Bu bölümde 5 adet bölüm  bulunuyor ve birbiri ardına gelen düşmanlara karşı savaşıyorsunuz. En  kısa zamanda ve en az hasarla bu bölümleri bitirmeye çalışıyorsunuz,  yaptığınız zamanı arkadaşlarınızla ve üye olduğunuz gruplardaki  insanlarla karşılaştırabiliyorsunuz.</p>
<p><strong>Hayal gücünün gerçek  gücünü yansıtan mekanlar, tam bir görsel şölen!</strong></p>
<p>Zeno  Clash, Valve&#8217;nin yetenekli Source motoru kullanılarak geliştirilmiş.  Ancak oyuna baktığınızda Source motorunun ne kadar geliştirildiğini ve  diğer Source motoru kullanılarak hazırlanmış oyunlara benzemediğini  rahatlıkla anlayabiliyorsunuz. Bir kere oyunun mekanları tam bir görsel  şölen niteliğinde, hiçbir mekan birbirine benzemiyor ve hepsi de hayal  ücünün nelere kadir olabileceğini kanıtlar şekilde hazırlanmış (daha  önce American McGee&#8217;s Alice&#8217;de böyle mekanlar görmüştük). Zaman zaman  oyunda durup Windows&#8217;a duvar kağıdı yapmak için ekran görüntüsü aldığımı  da belirtmek istiyorum. Karakter modellemeleri de oldukça başarılı ve  yine oyunda sıradışı (fil adam, tavuk bacaklı insanlar, koyun tipli  tavşanlar vb.) birçok karakter bulunuyor, ancak bazı hikaye dışı  karakterler özensiz hazırlanmışlar ama tabii firmanın küçük ve bağımsız  olduğunu varsayarsak bunları önemsememiz gerekir. Oyunun Source grafik  motoru kullandığı için fazla sistem istemediğini de söylemek isterim. O  yüzden eski bir bilgisayarınız varsa bile bu oyunu oynayabilirsiniz.</p>
<p>Müzikler  ve ses efektlerini de beğendiğimi söyleyebilirim. Hatta vuruş efekti  oldukça başarılı yapılmış, eski karate filmlerindeki efektlere oldukça  benziyor ve düşmana vurunca yüksek bir haz alıyorsunuz. Müzikler yine  oyuna yakışır derecede hazırlanmış, mekanlara ve olaylara göre  değişiyor. Karakterlerine seslendirmeleri ise zaman zaman kötü olsa da  yine de bağımsız bir oyuna göre oldukça güzel, seslendirmelerin çoğunu  yine ACE Team&#8217;in kurucusu ve oyunun yapımcıları üç kardeş yapmışlar. O  yüzden yine eksi bir puan vermekten kaçınıyorum.</p>
<p><strong>Balık  tabancalarınızı hazırlayın, Ghat ve Deadra geliyor!</strong></p>
<p>Oyunu  bu kadar övdün peki bu oyunun hiç mi eksi yönü yok diyeceksinizdir.  Evet, var. Bunları sona saklamak istedim çünkü oyunun güzel yönleri o  kadar fazla ki eksi yönlerini görmezden gelebiliyorsunuz. En başta Zeno  Clash çok kısa ve çizgisel bir oyun çoklu oyuncu desteği de bulunmuyor,  eğer hiçbir yeri incelemeden dümdüz ilerleyerek giderseniz oyunu  yaklaşık iki buçuk saat içerisinde bitirebilirsiniz. Ayrıca oyun Source  motorunun tüm gücünü kullanmasına rağmen herhangi bir interaktif ortam  sağlamıyor, hiçbir nesneyle etkileşime geçemiyorsunuz. Dövüş sisteminde  de zaman zaman sorunlar yaşanabiliyor, birden fazla düşmanla  dövüştüğünüzde düşmanlara kilitlenmek zorlaşıyor ve dövüş sırasında  sağlığınız azaldığında meyve yeme (evet, meyve yiyerek sağlığınızı  iyileştirebiliyorsunuz) tuşunun kilitlenme tuşu ile aynı olduğu için  zorlanabiliyorsunuz. Bunların haricinde zaman zaman oyun çökebiliyor ve  bilgisayarınız kilitlenebiliyor. Tabii ki bu hatalar çözülemeyecek  sorunlar değiller ve ACE Team de bunları ilerki yamalarda düzeltmek için  elinden geleni yapıyor. Hatta oyuna yeni eklentiler (Garry&#8217;s Mod  desteği, SDK ve yeni &#8220;Tower Challanges&#8221; bölümleri) bile hazırlamaya  başladıklarını söyleyebilirim.</p>
<p><img src="http://www.trgamer.com/img/042009/zenoclash_pc/i3.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Oyun  hakkında söyleyebileceklerim bunlarla sınırlı. Unutmadan oyunda 19 adet  Steam ödülü (Steam Achievements) bulunduğunu da belirtmek istiyorum.  Hatta bu ödüllerden bir tanesini açmak için ACE Team&#8217;in 1 Nisan şakası  olarak hazırladığı Malstrums Mansion adlı oyununu bitirmeniz gerekiyor.  Bu da benden bir ipucu olsun. Son olarak ACE Team&#8217;e teşekkürlerimi  sunmak istiyorum. Uzun zamandır bu kadar sıradışı ve eğlenceli bir oyun  oynamamıştım. Verdiğiniz paranın her kuruşuna değen bir oyun olan Zeno  Clash&#8217;ı herkese tavsiye ediyorum ve ACE Team&#8217;in yeni projelerini merakla  bekliyorum. Zeno Clash&#8217;i Steam&#8217;den $19.99&#8242;a satın alabilirsiniz.  Gelecek bağımsız oyunların olacak, bundan emin olabilirsiniz. Oyun  oynayacağım diye kendi hayatınızı unutmayın. Herkese iyi oyunlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.demooyun.net/zeno-clash/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>X-Men Origins: Wolverine</title>
		<link>http://www.demooyun.net/x-men-origins-wolverine/</link>
		<comments>http://www.demooyun.net/x-men-origins-wolverine/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 20:24:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.demooyun.net/?p=162</guid>
		<description><![CDATA[ Benim adım  Wolverine, yaptığım işte en iyisiyim. Ancak yaptığım iş pek de hoş bir  şey değil�
Wolverine en popüler çizgi roman  karakterlerinden birisi. Yukarıda yazdığım laf, sanırım onu en iyi  anlatan şey. Yaptığı işte en iyilerden birisidir kendisi. Onun yaptığı  iş ise öldürmek, parçalamak ve can yakmak. Oyun dünyası için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.trgamer.com/img/052009/wolverine_pc/i1.jpg" border="0" alt="" hspace="5" vspace="5" align="left" /> <strong>Benim adım  Wolverine, yaptığım işte en iyisiyim. Ancak yaptığım iş pek de hoş bir  şey değil�</strong></p>
<p>Wolverine en popüler çizgi roman  karakterlerinden birisi. Yukarıda yazdığım laf, sanırım onu en iyi  anlatan şey. Yaptığı işte en iyilerden birisidir kendisi. Onun yaptığı  iş ise öldürmek, parçalamak ve can yakmak. Oyun dünyası için ne kadar da  uygun bir karakter değil mi? Ancak şimdiye kadar çıkan tüm Wolverine  içerikli oyunlarda tam anlamıyla karakteri göremedik. Ya şiddeti  kısılmıştı ya da karakterin güçleri.. Yapımcılar hep 80&#8242;li yılların oyun  mantığıyla düşünüyordu. Oyun karakterleri yenilmez olamaz, ölmeleri  lazım oyuncular da absürt şekillerde ölürken sinir krizleri  geçirmeliler. Geçtiğimiz günlerde gösterime giren X-Men Origins:  Wolverine filmiyle birlikte klasik olarak oyunu da geldi. Bu oyunu  merakla beklememizi sağlayan iki şey vardı: Birincisi Jedi Knight 2:  Outcast ile Jedi Academy oyunlarının yapımcısı Raven&#8217;ın elinden çıkması  (evet, artık Raven da sıradan oyunlar yapmaya başladı ne yazık ki &#8211; <em>Emre  Acar</em>). İkincisi ise firmanın aylardır yayımladığı yapım videoları  ve 360 derece fotoğraflar. Aksiyon ve dövüş konusunda uzman olan bu  firma her anlamıyla farklı bir oyun yapacağız diyordu.</p>
<p><span id="more-162"></span>Nihayetinde gün geldi ve X-Men Origins: Wolverine Game elimize ulaştı.  Şimdi merakla bekleyenler için oyunu zevkle inceleyebiliriz. Hemen başta  söylüyorum oyun aşırı derecede şiddet içeriyor. Midesi kaldıramayacak  olanlar, kan tutanlar ve ufak çocukları bu oyundan uzak tutun. Peki  Wolverine oyunu neye benziyor? Biraz God of War, biraz Jedi Knight,  biraz Prince of Persia karışımı olmuş. Tabii işin iyi yanı bu oyunların  her birinin efsane olması. Raven bu konseptlerin özelliklerini almış ve  çok yaratıcı şekilde Wolverine�e uyarlamış. Oyun kendi içerisinde bir  iki devrim bile içeriyor. Üstelik senaryo olarak sıradan bir film oyunu  olmaktan öte olmuş. Normalde bu tarz oyunlarda sadece filmleri oynardık.  Filmin içeriği oyuna uygun olmasa bile yapımcılar senaryoyu eğip büker  oyun haline getirirdi. Bu hem az aksiyon hem de filmin hayranlarını  kızdıracak şeylere neden olurdu�</p>
<p><img src="http://www.trgamer.com/img/052009/wolverine_pc/i2.jpg" border="0" alt="" /><br />
<em><strong>Wolverine  düşmanlarını aşırı şiddetli ve kanlı bir biçimde parçalıyor. Zaten  satranç oynamasını da beklemiyorduk.</strong></em></p>
<p>Ancak  hikayemiz ilk önce yakın gelecekte başlıyor. En müthiş açılış  videolarından biriyle karşı karşıyayız. Harabe olmuş bir mekanda  Wolverine bir grup askerden kaçıyor. Videonun kalitesi çok yüksek sanki  film gibi duruyor. Üstelik bu kaliteli videolarda Wolverine&#8217;in tasarımı,  çizgi romandaki haliyle filmdeki halinin karışımı olmuş. Hem Hugh  Jackman&#8217;ın karizması var hem çizgi romandaki Wolverine�in vahşi yüz  hatları. Wolverine etkileyici bir dövüşten sonra kendini sıkıştıran  askerleri öldürüyor. Bundan sonra yıllar önce yaşadığı maceraları  hatırlamaya başlıyor. Oyun bir anda Team X zamanına dönüyor. Sabertooth,  Wolverine ve Wraith&#8217;den oluşan bu özel ekibin başında William Stryker  var. Kendisini X-Men 2 filminden hatırlıyoruz. Mutantları yok etmeye  çalışan derin devlet kılıklı bir askerdi. Wolverine&#8217;e onun geçmişini  bildiğini birlikte iş yaptığını söylüyordu. Anlaşılan dedikleri  doğruymuş. Team X&#8217;in görevi Nijerya&#8217;daki sorunları çözmek. Ancak takımı  taşıyan helikopter gideceğe yere varamadan düşürülüyor. Bundan sonra  Wolverine vahşi bir ormanda tek başına kalıyor. Normalde böyle bir durum  birçok karakteri korkutur. Ancak bu tam Wolverine&#8217;in istediği bir  durum. Çünkü onun kıyafetlerinin altında vahşi bir hayvan yatıyor. Böyle  bir orman ise avlanmak için en iyi yer�</p>
<p><strong>Weapon X  efsanesi</strong></p>
<p><em>Eğer aklınız varsa beni düşman olarak  istemezsiniz &#8211; Wolverine</em></p>
<p>Yapımcılar oyunun en ağız  sulandırıcı bölümlerini hemen başa koymuşlar. Oyun konsoldan port  edilmiş. Ancak klasik konsol portları gibi kontrol sorunu yok. Raven,  Jedi Knight tecrübesi sayesinde, klavye ve fare kontrolünü çok iyi  ayarlamış. Bu ilk bölümde bir taraftan oyunu öğrenirken öbür yandan  yapımcıların yaptığı şovlara ağzımız açık kalıyor. Oyunla ilgili ilk  çıkan fotoğrafı yani Wolverine�in bir helikopterin üzerine atlamasını  hemen başlarda tecrübe ediyoruz. Bu sahne yarı sinematik yarı ise  kontrolü oyuncuda olarak tasarlanmış. Oyunun ilerleyen bölümlerinde bu  sahnelerle bol bol karşılaşacaksınız ve müthiş zevk verdiğini  söyleyebilirim. Origins&#8217;in dövüş sistemi kombolar üzerine kurulu.  Wolverine pençeleriyle müthiş hareketler yapabiliyor. Ormanlı bölümlerde  Wolverine&#8217;in pençesi kemikten. Karakterin vuruşlarını fare sayesinde  yapabiliyoruz. Ancak bu kombolar aşırı derece kanlılar. Düşmanları ikiye  bölüyoruz, kafalarını kopartıyoruz, kolları bacakları kopuyor  parçalanıyorlar. Dövüş bittiği zaman her yer parçalanmış cesetler ve kan  içinde kalıyor. Bu görüntüleri izlemek herkesin harcı değil. Ancak  Postal tarzı oyunda saf bir şiddet yok. Bunu sanatsal hale getirmişler.  Wolverine adam öldürdükçe tecrübe puanları alıyor. Ayrıca oyunda sağda  solda bulunan, ölü askerlerin künyelerini alırsak fazladan tecrübe puanı  alıyoruz. Bu puanları karakter menüsündeki özelliklere veriyoruz ve  Wolverine gelişiyor. Sağlığı artırma, öfkeyi artırma, pençeleri daha  güçlü yapma ve açılan özel hareketleri artırma şeklinde liste uzayıp  gidiyor. Pençelere tecrübe puanı verdikçe yeni kombolar açılıyor�</p>
<p>Wolverine  dünyadaki en mükemmel silahlardan birisidir. Pençeleri, iyileşme  yeteneği ve hisleriyle birlikte neredeyse yenilmezdir. Oyunda en iyi  şekilde yansıtılmış bu özellikler. Bir süre sonra karakterle  yapabileceğiniz kombolar hayal gücünüzle sınırlı hale geliyor. Hızlı ve  daha güçsüz vuruş ve kuvvetli vuruş seçenekleri var. Kuvvetli vuruş  düşmanları havaya da fırlatıyor. Havadayken onlara tekrar vurup yere  vurabiliyoruz. Ya da havada kapıp yere fırlatıp kafalarına pençelerini  sokuyor. Ayrıca helikopter misali dönüp etraftaki düşmanları parçalıyor.  Ya da havada taklalar atarken önündeki ve arkadaki herkesi öldürüyor.  Bu temel hareketlerle sayısız kombo çıkartmak mümkün. Bir de  Wolverine&#8217;in öfkeyle yaptığı özel hareketler var. Her düşman  öldürdüğümüz zaman düşmanlardan karakterin öfke çubuğunu dolduran sarı  toplar çıkıyor. Öfkeyle yapılan özel hareketler, havada helikopter gibi  dönme, matkap gibi, burgu hareketi yaparak düşmanı deşme. Havada  taklalar atarak düşmanları yok etmek. Temelde kendi yapabileceğimiz  kombolara benzeseler de bu öfkeyle yapılan hareketlerin farkı, düşmana  kısa sürede çok büyük zarar vermesi. Özellikle boss tarzı düşmanlarda ya  da etrafı çokça düşman sardığı zaman yapılması daha uygun. Bir de  cinnet geçirme modumuz var. Bu moda girdiğimizde, Wolverine vahşice bir  çığlık atıyor, gözleri ve pençeleri kızarıyor. Bu sırada çok daha hızlı  ve ölümcül hareket ediyor. Saldırdığımız her düşman param parça hale  geliyor�</p>
<p><strong>Wolverine olmak</strong></p>
<p>Ormanda  başladığımız hikayemiz bir süre sonra, filme göre devam ediyor.  Sabertooth yani Wolverine&#8217;in üvey kardeşi Victor Creed, Logan ve eşine  saldırıyor. Burada oyunun birebir dövüşme sistemini öğrenirken, müthiş  kamera açıları tarafından büyüleniyoruz. Oyunun en büyük özelliklerinden  birisi de zaten bu kamera açıları. Özel hareketleri yaptığımız zaman  donuyor ve ekran 360 derece dönüyor. Böylece, Raven&#8217;ın yaptığı sanat  eserini daha iyi görüyoruz. Teke tek dövüşte, Wolverine pençelerini  kullanıp kendini koruyor. Tam düşman vururken bu hareket yapılırsa,  düşmanın saldırısı engelleniyor ve zaman yine yavaşlıyor. Bu sırada,  düşmana saldırmak mümkün oluyor. Bu zaman yavaşlama ve kamera açıları  oyuna bir film havası katıyor. Creed ile işimiz bittikten sonra,  Wolverine Weapon X programına katılıyor. Stryker&#8217;ın yönettiği bu  programın amacı mutantları silah haline getirmek. Dünyadaki en eşsiz ve  güçlü silah olan Logan ise bu iş için en uygun isim. Müthiş bir video  izledikten sonra Wolverine&#8217;in kemikleri asla kırılmaz bir metal çeşidi  olan Adamantium ile kaplanıyor. Böylece karakterimiz tam alıştığımız  hale geliyor. Bazen erişemediğimiz yerlerde düşmanlar oluyor ve bize  ateş ediyorlar. Ancak Wolverine hiçbir konuda çaresiz değil. Burada  oyunun bir başka eğlendirici özelliği olan, düşmanın üzerine zıplama  devreye giriyor. İşaretlediğimiz düşmanın üzerine atlıyoruz ve onu  savunmasız haldeyken öldürebiliyoruz. Bu zıplama sistemi çeşitli  şekillerde kullanılabiliyor. Logan&#8217;ın üzerine sıçrayan düşmanlar var.  Hızlı davranırsak onlar havadayken biz onların üstüne atlıyoruz.  Hedefleme sistemi, çok fazla düşmanın olduğu mekanlarda sorun  çıkartabiliyor. Ayrıca karşımıza arada bir boss sayılacak dev düşmanlar  çıkıyor. Bunlara karşı fazla şansımız yok. Çok güçlüler ve Logan&#8217;ı  tuttular mı yerden yere vuruyorlar. Onları yenmek için tek seçenek  karakterimizin çevikliği. Bu dev düşmanlar güçlü olduğu kadar hantal da  olduğu için, onlar boşa hamle yaptığı zaman üstlerine atlayıp zarar  vermeye başlıyoruz. Ancak dev olmalarından dolayı ekrana sığmıyorlar.  Bir de üzerimize koşuyorlar. O yüzden kamera hataları oluşuyor. Arada  bir çıksalar çok zevkli olurdu ama bol bol çıktıkları zaman sıkıcı bir  hal alıyor. Çünkü bu yaratıklara karşı fazla şansımız yok�</p>
<p><img src="http://www.trgamer.com/img/052009/wolverine_pc/i3.jpg" border="0" alt="" /><br />
<em><strong>Hugh  Jackman, Wolverine rolü için fazlasıyla forma girmiş gözükmüyor mu?</strong></em></p>
<p>İçinde  bulunduğumuz her oda aynı zamanda bir silah olarak tasarlanmış.  Düşmanları tutup, etraftaki bıçaklara, sivri çıkıntılara ve  jeneratörlere atabiliyoruz. Bu şekilde öldürülebiliyorlar. Bunların  hepsi, Prince of Persia misali hızlı hızlı kombolarla yapılabiliyor.  Yani bir düşmana vurup diğerini tutup kazığa fırlatıp, diğer düşmanı  parçalayıp, öbür düşmanın üzerine atlayarak onları yok edebiliyoruz. Bu  şekilde devam ediyor. Aynı şekilde düşmanlar da bizi kazıklara  fırlatabiliyor. Arada bir eşyalara itip çekerek mekanizma çalıştırma  bulmacaları da karşımıza çıkıyor. Fazla uğraştıran ve kafa patlatan  cinsten değiller. Gelelim hem oyunun hem de Wolverine&#8217;in en önemli  özelliğine yani iyileşme. Oyunda düşmanlar bizi vurdukça, bıçakla  kestikçe ya da yaktıkça gerçek zamanlı olarak hasar alıyoruz. Logan&#8217;ın  önce kıyafeti parçalanıyor. Daha sonrada etleri param parça oluyor. Daha  önceki Wolverine konulu oyunlarda iyileşme yeteneği vardı. Ancak sadece  oyun içerisinde sağlık paketi bulmayı engelliyordu. Bu oyunda ise  iyileşme yeteneği her şeyiniz. Ve devrim sayılacak bir yöntem  geliştirmişler. Çünkü aldığımız hasarlar etlerimizi parçalıyor,  karakterin kemikleri ve iç organları bile gözüküyor. Raven bunu o kadar  detaylı tasarlamış ki, midesi sağlam olmayan insanlar kendilerini kötü  hissedebilir. İnsan anatomisi en iyi şekilde modellenmiş. En ağır  hasarlarda sadece Wolverine&#8217;in Adamantium kemikleri kalıyor. Gerçek  zamanlı olarak karakter bir süre sonra iyileşmeye başlıyor. Bunu  animasyon olarak eklemişler o yaraların kapanmasını ve iyileşmesini  izleyebiliyoruz. Eğer dikkatli oynanırsa, oyunda ölmek çok zor. Kısacası  hem vahşilikle hem de iyileşme özelliğiyle kendimizi Wolverine gibi  hissedebiliyoruz. Ayrıca Wolverine�in vahşi hisleri de oyuna aktarılmış.  Wolverine&#8217;s Revenge adlı oyunda da olan bu özellik Origins&#8217;de pek  farklı değil. Ekranın rengi değişiyor ve etraftaki düşmanlar ve  etkileşebilir nesneler farklı renklerde gözüküyor. Ayrıca, gitmemiz  gereken yol da mavi bir dalga olarak gözüküyor. Kısacası oyunda  kaybolmak üstün yetenek istiyor�</p>
<p><strong>Film ile çizgi romanlar  arası bir yerde</strong></p>
<p>Oyun ortalama bir uzunluğa sahip.  Özelliklerde bu günlerde en fazla 9 saat süren oyunlar varken X-Men  Origins: Wolverine&#8217;in biraz uzun olması iyi bir seçim olmuş. Ancak bazı  bölümler gereğinden fazla uzun, bu da oyuncuyu sıkabiliyor. Bunun  farkında olan yapımcılar ise, hikayeyi parçalara bölmüş. Oyunda en  geçmiş, geçmiş ve gelecek bölümleri var. Anlatım olayların en başından  başlıyor, bir süre sonra orada kesilip dizi gibi ilerideki bir olayı  anlatıyor. Ondan sonra onun da ilerisini, sonra tekrar en baştan devam  ediyor. Böylece hem bir biriyle bağlantılı olayları ve karakterleri daha  iyi anlarken, oyuncunun hikayeye olan merakı da artıyor. Yapımcılar  uzun uzun repliklerle oyuncuları sıkmak yerine, oyunun esas hikayesini  bölümlerin içine gizlemiş. Arada karşımıza dizüstü bilgisayarlar  çıkıyor. Bunlara tıklayınca, Senatör Kelly, Dr.Cornelius, Stryker gibi  X-Men çizgi romanlarındaki ve filmlerindeki önemli mutant düşmanı  karakterlerin konuşmalarını dinliyoruz. Bunlar karakterlerin tuttuğu  kişisel günlükler ama oyunun hikayesinin ve bu kişilerin X-Men evrenini  nasıl etkilediğini görüyoruz. Bu karakterlerin, X-Force ve Weapon X ile  başlayan mutantları kullanma planları, gelecekte mutant avcısı dev  robotlar yani Sentinallerle devam ediyor. Ayrıca oyunda karşımıza, Raven  Darkholme (Mystique), Gambit, Emma Frost, Sabertooth, Wraith, Blob,  Silverfox, Deadpool ve Agent Zero gibi mutantlar da çıkıyor�</p>
<p><img src="http://www.trgamer.com/img/052009/wolverine_pc/i4.jpg" border="0" alt="" /><br />
<strong><em>Herkes  Lich King&#8217;i kimin öldüreceğini merak ediyordu, işte sorunun cevabı!</em></strong></p>
<p>X-Men  filmlerini izleyen herkes Wolverine yaptığı dövüş ve şovlara  bayılmıştır. Bunu da oyunda yapmak mümkün oluyor. X2 filminde,  Wolverine&#8217;in tek başına bir grup askeri gayet estetik ve seri şekilde  öldürdüğünü görüyorduk. Origins&#8217;de bunu yapabiliyoruz. Düşmanlar bizi  fark etmezse, onlara arkalarından hızlıca yaklaşıp ölümcül vuruşlar  yapabiliyoruz. Yapımcılar oyunun içine gizli Wolverine oyuncakları  saklamış. Bunları bulunca, yeni kostümleri açılıyor. Kostümü kullanmak  için ana menüden açılan bonus kısmına girip, Wolverine ile dövüşmeniz  lazım. Kazanınca kostümler kullanılabilir oluyor. Wolverine&#8217;in çizgi  romanda kullandığı sarı kostümü, kahverengi kostümü ve yeni kullanmaya  başladığı siyah kostümü seçilebilir hale geliyor. Ancak kostümlerin  oynanışa görüntü dışında bir etkisi yok. Bir de oyunda gizli Frostmourne  var yani Warcraft&#8217;deki Lich King&#8217;in kılıcı. Ayrıca yine bizi fark  etmeyen bir grup düşmanın üzerine atlayıp, her birine sert ve ölümcül  vuruşlar yapabiliyoruz. Grafiklerden bahsetmek gerekirse, başta Hugh  Jackman olmak üzere tüm film karakterleri en iyi şekilde modellenmiş.  Ancak, film dışındaki karakterler daha çok çizgi roman gibi duruyor.  Oyunda yarı gerçekçi yarı oyun olduğunu unutmayan bir tat var. Mesela  Wolverine sürekli atletle dolaşıyor. Hasar aldığı zaman atleti  parçalanıyor. Ancak karakter seviye atlayınca, parlamaya başlıyor ve bir  bakıyoruz atlet geri dönmüş. Anlaşılan onun mutasyonunun bir parçası da  vücudunun zaman zaman atletle kaplanması. Hugh Jackman ve Liev  Schreiber başta olmak üzere birçok oyuncu kendi karakterini dublajlamış.  PC versiyonunda, bazı bilgisayarlarda grafik sorunları yaşanabiliyor.  Ne yazık ki port olduğu için grafiklere ince ayar çekmek mümkün değil.  Bunun yerine çözünürlüğü arttırarak grafikler daha kaliteli hale  getirilebiliniyor. Her ne kadar grafikler ilk yayımlanan ekran  görüntülerinden daha az kaliteli olsa da, Origins çizgi roman oyunları  içerisinde en iyi grafiklere sahip. Karakter ve hasar modellemeleri  muhteşem olmuş. Yükleme ekranları ne yazık ki çok uzun. Ancak yapımcılar  bunu affettirmek için yükleme ekranına Wolverine&#8217;in filmlerde ve çizgi  romanlarda söylediği özlü sözleri koymuş. Ayrıca karakteri ve X-Men  dünyasını tanıtan trivia bilgilerde var. X-Men Origins: Wolverine, film  ile çizgi roman arasında bir yerde, X-Men hayranları için eğlenceli  vakitler vaat ediyor. Eğer Wolverine hayranıysanız, kaçarı yok oyunu  alacaksınız. Filmi sevdiyseniz bir de olayları tecrübe etmek için oyunu  deneyin. Aksiyon ve hack and slash severler için kanlı ve iyi bir  tercih. Bazı ufak tefek hataları olsa da oyun müthiş zevkli. Stres  attırdığı gibi yenilmez bir karakter olmanın da tadını çıkartıyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.demooyun.net/x-men-origins-wolverine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Terminator Salvation</title>
		<link>http://www.demooyun.net/terminator-salvation/</link>
		<comments>http://www.demooyun.net/terminator-salvation/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 20:23:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.demooyun.net/?p=160</guid>
		<description><![CDATA[ Bir  dünya düşünün ki, en büyük dostumuz sandığımız makineler bize ihanet  etmiş. İnsanlığı koruması gereken savunma sistemi Skynet, insan türünü  kendine rakip olarak görmüş. Bunun sonucunda ise, Nükleer savaş  çıkartıp, dünyayı felaketin eşiğine getirmiş. Bildiğiniz ve yaşadığınız  dünya artık yok. Her yer yıkıntı, tüketim çılgını toplumlar için en  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.trgamer.com/img/052009/terminatorsalvation_pc/i1.jpg" border="0" alt="" hspace="5" vspace="5" align="left" /> <strong>B</strong>ir  dünya düşünün ki, en büyük dostumuz sandığımız makineler bize ihanet  etmiş. İnsanlığı koruması gereken savunma sistemi Skynet, insan türünü  kendine rakip olarak görmüş. Bunun sonucunda ise, Nükleer savaş  çıkartıp, dünyayı felaketin eşiğine getirmiş. Bildiğiniz ve yaşadığınız  dünya artık yok. Her yer yıkıntı, tüketim çılgını toplumlar için en  büyük kabus. Sevdikleriniz, komşularınız, aileniz hepsi ölmüş.  İnsanlıktan sağ kalan çok az kişi var. Yemek yok, içecek temiz su çok  az, hiçbir üretim yok. Tüm dünya Nükleer bir çöl haline gelmiş. Şehirler  yıkılmış yaşamak çok zor. Bildiğimiz tüm yaşam Kıyamet Günü&#8217;nde  (Judgment Day) yok olup gitmiş. Bundan kurtulduğunuz için kendinizi  şanslı mı sanıyorsunuz? En büyük yardımcımız olan makineler artık  insanlığın en büyük düşmanı. Terminator kod adlı bu siborglar (Cyborg)  Skynet&#8217;in kontrolü altında insanlığı soy kırıma uğratmaya çalışıyor.  Nükleer kabus bitti ama artık daha kötüsü de başladı. Teknolojik bir  kabus. Kendi yarattıklarımız bize isyan edip bizi yok etmeye çalışıyor.  Makineler bizden daha güçlü ve daha yetenekli. Bizden daha zekiler,  onlara karşı durmak imkansız. Ancak bir kişi onları yenecek yeteneğe  sahip, bir kişi onlardan korkmuyor. Bir kişi geleceği daha önceden  biliyor. İnsanlığı organize edip türümüzü zafere ulaştıracak. O son  umudun adı John Connor�</p>
<p>James Cameron&#8217;un modern kıyamet senaryosu olan The Terminator, 1984  yılında sinemalarda gösterildiği zaman, sinema tarihini ve insanlığın  bakış açısını sonsuza dek değiştirdi. Film zamanı için müthiş efektlere  ve ileri bir sinema teknolojisine sahipti. Ancak bununla birlikte, yeni  bir paranoya da yaratıyordu. Daha önce İsaac Asimov&#8217;un ve Frank  Herbert&#8217;ın kitaplarında fazla üstünde durmadan bahsettiği bir paranoya.  80&#8242;li yıllarda insanların en büyük korkusu ve paranoyası Nükleer  savaştı. Sovetler Birliği ve ABD�nin süper güç savaşı nedeniyle  geliştirdiği bu silahlar olası bir savaşta insanlığın sonunu  getirebilirdi. Tüm dünyada bu korku varken, bir yandan bilgisayarlar  büyüleyici şekilde hızla bir gelişim içindeydi. Belki bizim için  bilgisayarlar ve teknolojik ortamlar çok normal. Ancak, o zamanın  insanları için, bilgisayarlar düşünme hızları ve yapabildikleriyle bir  mucize gibiydiler. Bazı komplo teorisyenleri ise makinelerin yeterince  gelişip bizi işsiz bırakacağını düşünüyordu. Yine de makineler bizim  mucizevi evlatlarımızdı. Hayatı kolaylaştıracaklardı. Ancak James  Cameron bu paranoyayı bir adım öteye taşıdı. Zamanı gelince  hayatlarımızı emanet edeceğimiz makineler, evrim sürecinde niye bizim  kölelerimiz olsunlar ki?</p>
<p><img src="http://www.trgamer.com/img/052009/terminatorsalvation_pc/i2.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Cameron bu kara gelecek senaryosunu iki Terminator  filmiyle anlattı. Özellikle ilk Terminator filmi hem gelecekte hem de  84 yılında geçerek, başımıza gelebilecekleri en iyi şekilde  yansıtıyordu. Robotlar da tıpkı insanlar gibi bir evrime sahip. Basit  tasarımlardan giderek en gelişmiş hale geldiler. T-800 adlı modeller  insanları yok etmek için kusursuzdu. Derileri ve dış dokuları canlıydı.  Saçları vardı, derileri gerçekti, kanıyorlardı, terliyorlardı bu şekilde  insanların arasına sızıp yok etmek çok kolaydı. Ancak John Connor  liderliğindeki Direniş, Skynet&#8217;e ağır kayıplar verdirmeye başladı. Tabii  ki her lider gibi Skynet de düşmanını suikast ile ortadan kaldırmak  istedi. Ancak makinelerin düşüneceği bir planla, T-101 (Arnold  Schwarzenegger ) deri modelli bir cyborg geçmişe yollanır. Amacı John  Connor&#8217;ın annesi, Sarah&#8217;ı öldürüp John&#8217;un doğumunu engellemektir. Ancak  bunun farkında olan John geçmişe Kyle Reese adlı direniş askerini  yollar. Filmin sonunda Terminator çeşitli zorluklarla yok edilirken,  Sarah&#8217;da Kyle&#8217;dan hamile kalmıştır. Böylece zaman paradoksu adı verilen  olayla, John&#8217;un babası Kyle olur</p>
<p><strong>John Connor insanlığın  son umudu mu?</strong></p>
<p>Sen ve ben daha var olmadan önce bile  savaştayız. Annemi öldürmeye çalıştın, Sarah Connor. Babamı öldürdün  Kyle Reese. Beni öldüremeyeceksin�</p>
<p><em>John Connor</em></p>
<p>Yıllarca  John Connor isminin insanlık için ne kadar önemli olduğunu duyduk.  Gelecekten gelen haberciler ondan bir Mesih gibi bahsediyorlardı. Her ne  kadar James Cameron aklındaki hikayesini Terminator 2: Judgment Day  filmiyle bitirmiş olsa da, Hollywood yapımcıları rahat durmayacak ve  Terminator 3: Rise of the Machines filmiyle seriyi devam ettirme  çalışmalarına gireceklerdir. Terminator 3&#8242;ün sonunda Skynet kendi  iradesine sahip olur ve insanlığa Nükleer Savaş açar. En sonunda  kaçınılmaz olan gerçekleşmiştir, John Connor ise hayatı boyunca olması  için eğitildiği rolünü üstlenmek zorundadır. Tüm bunlar 2003 yılında  oldu. T3&#8242;ün sonuna göre bir T4&#8242;ün gelmesi şarttı. Ancak bir sürü kavga  dövüş ve dava nedeniyle olay uzadı da uzadı. En sonunda Terminator 4  Salvation adıyla gösterime girdi. Klasik olarak Terminator: Salvation  oyunu da piyasaya sürüldü. Herhalde Terminator sevip de bu oyunu  beklemeyen birileri yoktu. Terminator gibi oyun yapılmaya bu kadar uygun  bir konunun yıllardır hiçbir oyunu yapılmıyor. Oyuncular artık İkinci  Dünya Savaşı&#8217;nda Nazi öldürmekten bıktı. Şimdi biraz makine öldürme  zamanı.</p>
<p>Salvation oyunu konu olarak filmden iki yıl önce  geçiyor. Yıl 2016 efsanevi John Connor direnişte sadece bir asker. Ancak  kendi geleceğini bildiği için kafasına buyruk bir şekilde davranıyor.  Terminator Salvation oyunu geçtiğimiz aylarda yine bir film uyarlaması  olan Wanted&#8217;ı yapan firma tarafından hazırlandı. Wanted&#8217;ın kendine has  özellikleri ve zevkli oynanışı sayesinde, herkes de Salvation oyununa  karşı bir sempati ve umut oluşmaya başlamıştı. Malum film firmaları  genelde oyunları, tişört, poster ve oyuncak gibi görür. Kısacası onların  gözünde oyunlar sadece film ile birlikte tüketilecek bir promosyon  malzemesidir. Warner Bross geçtiğimiz yıl Wanted oyunuyla bu görüşü  değiştirmişti. Filmin gösterime girmesinden 6-7 ay sonra oyun piyasaya  sürüldü. Böylece oyun aceleye getirilmemiş ve düzgünce tasarlanmıştı.  Her ne kadar Wanted kısa olsa da, yaratıcı özellikleri sayesinde çok  zevkliydi. Peki neden Terminator oyununda Wanted&#8217;dan bahsediyorum çünkü  iki oyun oynanış olarak bir birine çok benziyor�</p>
<p><img src="http://www.trgamer.com/img/052009/terminatorsalvation_pc/i3.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Salvation oyununa çok iyi tasarlanmış bir ana menü  ve müthiş bir giriş videosuyla başlıyoruz. Bu insanda büyük bir umut  yaratıyor. Oyun direk savaşın ortasında başlıyor. Kıyamet sonrası ortam  oyunda çok iyi yansıtılmış. Yıkılmış evler, parçalanmış arabalar,  etraftaki insan cesetleri ve yer yer karşımıza çıkan kuru kafalar.  Kıyamet sonrası ortam en az Fallout 3 kadar iyi tasarlanmış. Hatta  ortamın filmdekinden bile daha iç karartıcı ve gerçekçi olduğunu  söyleyebilirim. Yönettiğimiz karakter John Connor. Ancak yüzü hiç de  Christian Bale&#8217;e benzemiyor. Oyunda sürekli bizi John diye çağırmasalar,  bu kişinin Connor olduğunu anlamaya imkan yok. Ancak filmin oyuncakları  ve çizgi romanında da Christian Bale&#8217;in yüzünün olmaması nedeniyle bu  modelleme işinin yapımcıların suçu olmadığını düşünüyorum. Anlaşılan,  Christian Bale ile promosyon ürünleri konusunda bir anlaşmaya  varılmamış. Oynanış Wanted&#8217;daki gibi. Bir şeylerin arkasına saklanıp,  oradan oraya zıplayarak düşmanları öldürmeye çalışıyoruz. Wanted&#8217;a  kıyasla, bu siper alıp ateş etmek ve siperden sipere atlama sistemi daha  geliştirilmiş. Oyuncular daha rahat kontrol etsin diye ekranın üstünde  bir panel beliriyor. Burada zıplayacağımız yönü seçebiliyoruz. Ancak  Wanted&#8217;daki zamanı yavaşlatma gibi özellikler olmadığı için, siper alıp  ateş etme özellikleri pek zevkli değil.</p>
<p><strong>Makinelerin  seferi</strong></p>
<p>Oyunun grafikleri fena değil. Wanted&#8217;dakinden  biraz daha iyi. Ancak günümüz oyunlarına kıyasla biraz geri kalmış.  Kontrol olarak ise Wanted&#8217;daki fare (mouse) problemi çözülmüş. Ancak,  John siper almadığı sürece, hiç çevik değil. Bu da makinelerle  dövüşlerde sorun yaratıyor. Ayrıca Wanted&#8217;a kıyasla gizlenecek yer daha  az. Kısacası, bu siper al ve ateş et tarzına alışık olmayan oyuncular  oyunda bol bol eziyet çekecekler. John biraz daha çevik olabilirdi. En  azından koşabilirdi. Bu yüzden makineler, ani baskın yaptığında, sağa  sola kaçıp siper bulmaya çalışırken ölüyoruz. Oyunun çok kısa olduğunu  eminim duymuşunuzdur. Yapımcılar bu nedenle, kayıt (save) noktalarını az  tutmuşlar. Mesela 5-10 dakika dövüşüp ilerlediniz bir yere geldiniz  öldünüz. Tekrar 5-10 dakikalık mesafelere dönüyoruz. Oyunda en çok  görünen şey yükleme ekranı olduğu için yapımcılar bu konuda yaratıcı bir  şey yapmışlar. Yükleme ekranında karşımıza bir Terminator yüzü çıkıyor.  Bu yüzü fare yardımıyla yavaş yavaş oynatabiliyoruz. En azından yükleme  ekranında, oyalanacak bir şey var�</p>
<p>Oyunun senaryosuna gelecek  olursak, aslında bir senaryo yok. Salvation oyunu demek yerine buna John  Connor&#8217;ın bir günü diye isim bile koyabilirlerdi. Oyuna başladığımızda  savaşın ortasındayız ve aldığımız emirle bulunduğumuz yeri tahliye  etmeye çalışıyoruz. Sonunda başarıyoruz, tam tahliye edilecekken,  telsizden bir yardım çağırısı geliyor. Bir grup insan Skynet&#8217;in çalışma  kampına düşmüş. John onları kurtarmamız gerektiğini söylüyor, ancak  üstleri dinlemiyor. John da sinirlenip helikopterden iniyor. Son anda  filmde de göreceğimiz Blair karakteri de John ile gitmeye karar veriyor.  Bu onurlu davranış sonucu ikisinin de hayatı kurtuluyor. Çünkü  helikopter havalanır havalanmaz bir roket atar sayesinde patlıyor.  Buradan sonraki senaryo ise John ve Blair&#8217;ın bulundukları noktadan  Skynet çalışma kampına doğru alacakları yol. Masalları andıran bu basit  senaryoda, yolda karşımıza başka insanlarda çıkıyor. Onlarla sırt sırta  çarpışıyoruz. Eski dünyayı unutamayan ve sürekli bunalım takılan Angie  ile filmde göreceğimiz Barnes karakteri de yolculuğumuz sırasında bize  katılıyor. Aslında oyunun film ile tek bağlantısı, Barnes karakterinin  John ile nasıl tanışıp Direniş&#8217;e katıldığı. Kısacası oyun iddia ettiği  gibi Salvation filminin öncesini anlatmıyor. Sadece önceki bir zamanda  geçiyor. John yanında iki tane silah ve iki çeşit de bomba  taşıyabiliyor. Etrafta geniş bir silah yelpazesi yok. Taramalı tüfek,  ağır makineli tüfek, pompalı tüfek, roket atar ve bomba atarımız var.  Ayrıca el bombası ve boru bombalarına da sahibiz.</p>
<p><img src="http://www.trgamer.com/img/052009/terminatorsalvation_pc/i4.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Oyunda karşılaştığımız fazla bir robot çeşidi yok.  Onlardan kısaca bahsedeyim. Wasp&#8217;lar uçan robot birimleri. Oyunda bol  bol karşımıza çıkıyorlar, havalanıp sağa sola uçmak dışında pek bir  etkileri yok. Sabit durmadıkları için vurması çok zor. Ancak onların da  ilacı pompalı tüfekler. Genelde, daha güçlü makinelerle savaşırken,  karşımıza çıkıp sadece sinir bozuyorlar. Etkili bir yer birimi olan  Spider da oyunda karşımıza bol bol çıkıyor. Adı gibi kendisi örümceğe  benziyor. Ön taraftan öldürmek imkansız. Bu yüzden, birisi oyalarken,  arkasına geçip arkadaki enerji yuvalarını vurmak gerekiyor. Bomba ve  füzeyle hemen yok oluyorlar. Ancak bomba ve roket atar bulmak da zor. Ne  de olsa Post Apocalyptic bir ortamdayız. Yapımcılar, millet bol bol  aksiyona girsin demek yerine olması gerektiği gibi, oyuna az mermi ve  silah koymuşlar. Bu yüzden makinelerle savaşırken, kurşunlarınızı  sayarak ateş edin. T-600&#8242;lerle karşılaştığımız zaman oyun bayağı  değişiyor. Daha önceki makineleri rahat rahat öldürürken, bu ilkel  Terminator modelleri bizi bayağı uğraştırıyor. T-600&#8242;leri direk öldürmek  mümkün değil. Yenilmez şekilde üstünüze doğru geliyorlar. Ellerinde  tutukları mini gun sayesinde çok ölümcüller. Ayrıca bir yere siper alıp  ateş etseniz dahi durmuyorlar. Bir de siperde çok sabit kalırsanız  karakterimizi boğazından tutukları gibi havaya kaldırıyorlar ve direk  öldürüyorlar. Onları yenmek için, önce el bombası ya da roket atıp,  hasar almalarını sağlamak lazım. Daha sonra göğüslerinde kısa devre  oluyor ve oradaki hasarlı parçayı vurarak öldürebiliyoruz. Ancak  T-600&#8242;lerle karşılaştığımız zaman bayağı uğraşıyoruz ve gerilimli  dakikalar yaşıyoruz. Oyunun en büyük artısı da bu makineler için özel  tasarlanmış bölümler. Ayrıca bir de T-600&#8242;lerin insan derisiyle  kaplanmış versiyonları var. Skinjob adı verilen bu modellerle de  karşılaşıyoruz. Arada bir karşımıza uçan Hunter Killer&#8217;lar çıkıyor.  Onları yok etmek için ise roket atar şart. Aslında oyunda roket atarlar  altın değerinde, onları gördüğünüz an mutlaka alın ve saklayın. Boşa da  kullanmayın. Çünkü her zaman bulunduğunuzdan daha tehlikeli durumlara  düşüyorsunuz</p>
<p>Oyun boyunca etrafımızda bir sürü insan var ancak  bunların varlığıyla yokluğu belli değil. Bunlar güya bizim takımımızdaki  adamlar. Ancak pek bir faydaları yok. Bazen düşmanı oyalayıp, siperden  sipere geçerek onların arkasını geçmemiz için fırsat tanıyorlar. Bazen  de biz düşmanı oyalarken onlar vuruyor. Yine de çoğunlukla her şeyi biz  yapıyoruz. Üstelik John daha lider olmadığı için, genelde emir alıp  duruyoruz. Yapımcılar makineleri tek başımıza öldüremeyeceğimizi bunu  ancak takım çalışmasıyla yapabileceğimizi söylemişti. Bir bakıma bu  doğru, çatışmalarda sözde bir takım çalışması var. Ancak bunun bize pek  bir faydası yok. İyi ki bölümler çok iyi tasarlanmış. Yoksa bu müthiş  takım arkadaşlarıyla dövüşler saatler sürebilirdi. Oyunda her şey açıyla  ilgili olduğu için, karşımıza çıkan düşmanları doğru açıya gelerek yok  edebiliyoruz. Eğer çatışma çıkmazdaysa, sağa sola iyi bakın. Çünkü  yapımcılar gizli siper yerleri koymuşlar. Mesela bir binanın tepesine  çıkıp, oradaki roket atar ve bombalar sayesinde, makineleri çok daha  kolay yok etmek mümkün. Bu da oyunun artı bir özelliği olmuş. Ancak  yapay zeka, biraz geri zekalı. Güya bu makineler, dünyayı ele geçiren  çok gelişmiş yapay zekalar. Ancak yaptıkları tek şey, sağa sola kaçıp,  ateş etmek ve John Connor&#8217;ı gördükleri zaman sadece onu vurmaya  çalışmak. Tabii bunda, Connor&#8217;ın Skynet&#8217;in ölüm listesinde olmasının da  payı var. Hard zorlukta makineler biraz daha zorluyor. Sipere  saklandığımız zaman, nişan almadan da ateş edebiliyoruz. Ancak eğer  doğru açıda değilseniz bunun pek bir faydası yok. Doğru açıda olunca  makineleri öyle öldürebiliyoruz. Genellikle çatışma anında görmeden  bomba atmak gerekebiliyor. Çatışma anı çok iyi yansıtılmış. Gerçekten o  anın stresi ve heyecanını yaşamak mümkün. Ayrıca siperden sipere atlama  ve şarjör değiştirme animasyonları da çok gerçekçi yapılmış. Çatışmanın  dinamikliğini en iyi şekilde hissediyoruz. Bir yerde sıkışıp kalsak ve  ağır atış altında olsak bile takım arkadaşları gelip bizi  kurtarmıyorlar. En azından takım arkadaşlarına komutlar vermemiz  gerekirdi. Oyunda çeşitli araçlar kullanıyoruz. Araçlı bölümler kusursuz  tasarlanmış. Bu bölümler çok zevkli ve adrenalini hat safhaya  ulaştırıyor. Üstelik filmlerde gördüğümüz Hunter Killer tanklardan da  bir tane kullanabiliyoruz.</p>
<p><img src="http://www.trgamer.com/img/052009/terminatorsalvation_pc/i5.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Seslendirmeler genelde başarılı. Ancak Connor&#8217;ı  Christian Bale seslendirmiyor. Replikler iyi seçilmiş. Özellikle,  çaresiz insanların John Connor&#8217;ı görünce sevinmesi ya da sesini telsizde  duydukları zaman şükür etmeleri, ortamı iyi yansıtmış. Sonuçta öyle  böyle derken, oyuna tam alışırken hikaye bitiveriyor. Ancak çeşitli  zorluklarla oyunu tekrar tekrar oynayıp, farklı yöntem ve silahlarla  bitirmek de mümkün. Bilgisayarınıza bağlı bir Joypadiniz varsa, oyun  ekranını ikiye bölüp arkadaşlarınızla Co-Op yapabiliyorsunuz. En azından  takım arkadaşlarından birisinin düşünebildiğini görmek iyi bir duygu  oluyor. Gelelim herkesin merak ettiği sorunun cevabına. Ne yazık ki  oyunda Terminator olamıyoruz. Ancak Hunter Killer tankı kullandığımız  bölümde, kırmızı Terminator bakış açısını kullanıyoruz bu da iyi bir tat  olmuş. Seslere gelirsek, seslendirmeler başarılı. Makinelerin sesleri  ve müzikler insanın ortamı hissetmesini sağlıyor. Özellikle klasik  Terminator ana temasının, yeniden düzenlenmiş hali müthiş olmuş. Oyunun  temel olarak eksiklikleri, anlamsız senaryo ve yapay zeka. Ayrıca oyunun  çok kısa sürmesi de eksi yönlerinden birisi. Ancak bunda yapımcıların  pek suçu yok, Warner Bross anlaşılan bu oyunu gözden çıkartmış ve  yapımcılara pek bir esneklik sağlamamış. Oyunun atmosferi müthiş olmuş,  kesinlikle geliştirilmiş devam oyunlarının gelmesi lazım. Eğer bir  sonraki oyunda daha iyi bir yapay zeka ve takımımıza emir verme gibi  özellikler gelirse, bunlara da daha uzun ve elle tutulur bir senaryo  eklenirse ortaya bir baş yapıtın çıkacağı kesin. Ancak Salvation oyunu  bu haliyle sadece size 4-5 saatlik unutulmaz bir aksiyon vaat ediyor.  X-Men Origins: Wolverine gibi kaliteli bir film oyunun piyasada olduğu  bu günlerde Salvation sadece Terminator hayranlarının tercihi olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.demooyun.net/terminator-salvation/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
